17 ÖNEMLİ TÜYO İLE İYİ BLOG NASIL YAZILIR?

Okumaktan hoşlanmayan bir toplumda yazmak hevesinizi zayıflatıyor değil mi? 🙁

Okumaktan çok hoşlanmadığımızı kabul ediyoruz. Hiç kimse bir yazının tamamını okumaya kolayca yeltenmiyor. Yazımızı daha okunur taranır ve akıcı hale getirmek için göze ve duyulara hitap etmesi gerek. Bu konuda en iyi yaklaşım bence gazetecilerin. Kısa özet net ve çekici bir başlık, kısa açıklama ve ardından asıl hikaye. Gazetecilerin de dikkat ettiği birkaç püf noktasını da içeren 17 önemli tüyo:Blog notes on Laptop

1-Başlıklar çekici olmalı.

  • “En iyi tüyolar” tipli yazıları severiz çünkü bir şey öğreneceğimizi düşünürüz.
  • Okuyucuyu başlıkla kancaya takacağınızdan başlık konuyu anlatan net, özet birkaç kelimelik olmalı.
  • Eğer başlıklarınız çok uzunsa Google’ın arama sonuçları tarafından makaslanırlar. Onları 65 karakterin altında tutmaya çalışın.
  • Okuyucu ilk okuduğunda anlam veremediği bir başlığa tıklamıyor.
  • Başlıklarınızda negatif kelimeler kullanmak tıklanma oranlarınızı arttırmanın müthiş bir yoludur.
  • Eğer başlıklarınızda sayılar kullanacaksanız tek sayıları kullanın – daha çok tık alırlar.
  • Başlığınızın bir tweet’e sığacak kadar kısa olduğundan emin olun.Başlıkları mümkün olduğunda resmi olmayan bir dille yazın zira bu da açılma oranlarını arttır.

2-Hükümdar içeriktir, faydalı olmalı. Popüler olmanın en can alıcı noktası. Soruna çare olabiliyorsanız, okuyucular sorularına çözüm bulabiliyorlarsa ilgi ve alaka alırsınız. Yazılarınıza link verilir, blogunuz hakkında konuşurlar, yazılarınız paylaşılır.

3-Hayal etmeyi kolaylaştırmak için resimler ve videolar kullanın. Okuyucunun yazıyı daha kolay anlamasına ve hayalinde canlandırmasına yardımcı olacaktır. Konuyu tamamlayan resimlerden her post için en az 1 resim kullanın, eğer 1 sayfalık bir yazı ise üç resmi geçmek biraz bombardıman yapmak gibi olur. Videolar da dikkat çekicidir ve anlatmak istediğinizi daha kolay anlatır.

4-Okunmasını kolay hale getirin. Bunun için listeleme yapın ki en kolay takip edilendir. Ara başlıklar ve kısa paragraflar kullanın. Bir çoğumuz postları okumadan önce tararız. Online bilgi çok fazla olduğundan her yazıyı baştan sonra okumayabiliriz. Nefes almak için koyduğumuz ara başlık, liste ve kısa paragraflar okumayı çok kolaylaştırır.

5-Kısa yazın ama çok da kısa değil. Google en az 350 kelimelik yazıları içeriği okumaya değer bir yazı olarak görüyor. Bazı okuyuculara göre de 600 kelimeden fazlası fazla gelebiliyor. İçeriği teknik ve kıymetli olduğuna inanıyorsanız uzun yazmakta zarar yok. 2000 kelime veya daha fazla uzunluğa sahip olan gönderilerin Google’da birinci sayfaya çıkması daha muhtemeldir.

6-Fontlarla oynayın. Vurgulamak istediğiniz noktaları fontların biçimleriyle oynayarak çekici hale getirin.

7-Belli aralıklarla yazın. Kaliteli, özgün ve devamlı içerik üretmek, bir blogun tutması için gerekli olan en temel unsurdur.

8-Konu niche ve anlatım özgün olmalı. Herkesin yazdığını alıntılamak heryerde olan şeyden birtane de sizde olması demektir. Bir kişinin aynı iletiyi birçok yerde görüp irrite olmasına sebep olabilir. Özgün olmayışınızdan dolayı sizi listenizden çıkarmanıza sebep olabilir.

9-Yazılan yorumları cevapsız bırakmayın. Her vereceğiniz cevap okuyucu ile güçlü bir bağ kurmanızı sağlayacak. Sakın olaki kötü yorumları silmeyin. Onlara cevap vererek anlamaya çalışın.

10-Her postun sonuna “call-to-action” koyun. Postu okumayı bitirdiğinde “bloguma kaydol”, “yorum yap” veya mail listesine katıl” gibi okuyucuyu istediğiniz yere yönlendirici ifadeler kullanın. Okuyucuyu yönlendirmezseniz genelde bir şey yapmazlar.

11-Sosyal medya butonlarını sona koyun. Okuyucu beğendiği yazıyı sosyal medyada paylaşması için facebook twitter gibi sayfaların paylaş butonlarını sayfanın sonuna ekleyin.

12-Kendi görsellerinizi oluşturun Google da arama yaparak ulaştığınız görselleri herkes kullanıyor ve siz de kullandığınızda bunların kopya olduğunu herkes anlıyor. Kendi görsellerinizi oluşturmanız en özgün olanıdır.

13-Yazar hakkında bölümünü ekleyin. Yazıyı bitirdiğinde okuyucu bu yazının kime ait olduğunu, ne birikimle yazdığını da merak edecektir. Yazıların sonunda imzanız olursa yazının güvenilirliğini arttırırsınız. Ama oraya CV nizi de eklemeyin. Örneğin “I’m a Zen master, psychotherapist, and published author”

14-Yazdıklarınızı hikayeleştirin Blog yazılarınızda öğretici bir dil kullanmak yerine konuyu hikayeleştirmeniz faydalı olabilir. Yapılan bir araştırmada hikaye tarzında oluşturulan blog yazılarının diğerlerine göre yüzde 300 oranla daha çok okunduğu belirtiliyor. Siz de blog yazılarınızdaki konuları birer hikayeye dönüştürerek aktarırsanız, hem daha fazla ilgi çekebilir, hem de dönüşüm oranlarınızı artırabilirsiniz. Bir hikaye anlatmak içeriğinizin diğerleri arasından sıyrılması için müthiş bir yoldur.

15-Basit ama orjinal bir tema bulun. Uçsuz bucaksız temalardan sizi hatırlatacak olanı seçin, bulamazsanız bir tema satın alabilirsiniz.

16-Tekrar eden call-to-action Blog içeriklerinizde kullandığınız call-to-action’ların (CTA) fark edilir olması oldukça önemli. Dönüşüm oranınızı artırmak için en önemli araç olan CTA’ların içerikte birkaç kez farklı şekillerde kullanılması faydalı olabilir. Örneğin tüm yazıyı değil, sadece ara başlıklara göz atan kullanıcıların dikkatlerini yazının daha ufak bir kısmına vereceğini düşündüğünüzde, CTA’ı farklı ara başlıklarda tekrar etmek çok faydalı olabilir.

17-Sorular Sorun Ve Yoruma Teşvik Edin Girişte bir soru cümlesi ile başlamaya çalışın. Bu okuyucularınızı bağlamanın hızlı bir yoludur.Yazınız bittiğinde sadece okuyuculara düşüncelerini değil, farklı soruları da yöneltmeyi deneyin. Bu insanları yorum yapmaya teşvik edecektir. Gönderinizi bir sonuç ile bitirmeye çalışın. Bu, mesajınızı özetlemenin ve çıkarılacak dersler sunmanın müthiş bir yoludur.

18-Biraz boşluk kullanın. Yazı ve görüntüyü gösteren şey boşluktur. Biraz boşluk rahat algılama sağlar. Az boşluk ise algılamayı güçleştirir.

19-Satırlar çok geniş ya da çok dar olmasın. Kısa satırlarda göz hareketi sıkça kesilir; uzun satırlarda da, gözün alt satır başına geçmesi zorlaşır. Yanlış satıra atlar ya da aynı satırı tekrar okur.

20-Yazı ile görsel arasında boşluk olmalı. Yazı alanına çok yaklaşmış görsel öğeler, hem yazının hem kendinin hem de görsel öğenin algılanmasını zorlaştırır. Okuyucunun dikkatini dağıtır.

21-Metinleri 14-16px ve kolay okunur bir font seçin. Metin boyutlarını büyütmekten korkmayın. Daha büyük yazılar daha kolay okunabilir.

22-Paragraflar arası 1 satır boşluk bırakın. Yeni satıra mı geçilmiş yoksa paragraf mı oluşturulmuş rahatlıkla anlaşılabilsin.

23-Arka fon rengi gri kullanın. Trafiği çok siteler de siyah – gri renk uyumunu keşfetmiş siz de keşfedin. Beyaz fonda siyah yazı kullanımına göre gri fon siyah yazı kullanımı daha uzun süre sitede dolaşmasını sağlıyor.

24-Ara başlıkları kanca metin için kullanın. H1 ve H2 gibi başlık formatı veya bold italik gibi biçimlendirmelerde okuyucuya kanca kelimeler sağlayın. Çünkü okuyucunun halen 84% ü yazıları tarayarak okuyor.

25-Satır uzunluklarını eşitlemeyin. Bu yazıları takip etmede zorluk çıkartır. Görüntü güzel olabilir fakat satır sonundan satır değiştirirken takibi zorlaştırır.

daha ilginç bilgiler için Yazı stili ve okuma konforu linkini deneyin

26-Nedir ve Nasıl Yapılır yazıları en çok ilgi görenlerden, onlardan da yazın.

27-İlgi çeken kelimeleri kullanın.  Bu kelimelerden öne çıkanları şöyle; akıllı, şaşırtıcı, bilimsel, tarihi, dev, büyük, önemli. Ayrıca başlıklarda duygulara hitap eden kelimler de ilgi çekiyor.

28-Başlıkta ve yazıda sayı kullanın. Yalnızca liste formatlı içerikler için değil, herhangi bir yazının sayı içeren başlık kullanımı inandırıcılığı artırıyor. Çok büyük sayılar daha büyük etki yaratıyor. Bu nedenle blog başlıklarında sayıları yazıyla değil rakamla yazmanızı tavsiye ederiz.

29-Yazınıza bonus ekleyin. Her yazınızdan sonra okuyucuların hoşuna gidecek ipuçları, resimler, videolar, referanslar gibi etkili ve faydalı içerikler sunabilirsiniz.

30-Açılış paragrafınızı çekici tutun. Okuyucuların önce başlık sonra ilk paragrafa bakarak yazınızı okuyup okumayacağına karar verecek olmasını hep aklınızda tutun. Açılış paragrafı okuyucuyu hikayenizin içine çeker.

 

Söylemek istedikleriniz varsa lütfen yorum yapın. 

Bilgiyi paylaşmak için lütfen sosyal medya butonlarını kullanın.

2008’den beri pazarlama dalında çalışıyorum. Marmara Üniv. İng. İşletme’den sonra Yeditepe’de MBA yaptım. Ülkemizde inanılmaz bir potansiyel var ve markalaşmak ülkemizi fersah fersah ileri götürecek. Kendini yetiştirmiş marka müdürlerine de bu yüzden çokça ihtiyaç var. Pazarlama departmanlarını ve girişimcilerle araştırıp öğrendikleirmi, bildiklerimi paylaşıyorum, okumaya devam edin..

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: