BLOG VE WEBSİTENİZİ HIZLANDIRMANIN 17 YOLU

Websitesinin hızı, ziyaretçi site linkine tıklandığında ana sayfanın veya link verilen sayfanın ekrana inme süresidir. Sayfa yükleme süresi de deniyor. Site hızı arama motoru kriterlerine göre oldukça önemlidir. Ziyaretçi için daha da önemlidir ki site açılmazsa ziyaretçi sayfayı terk eder, bu da bounce rate yani hemen çıkma oranını yükseltir ve aramalarda arka sayfalara düşmeye sebep olur.

 

Birçok okuyucu sitenin 2 sn veya azında sitenin yüklenmesini istiyor yoksa terk etme eğiliminde. Bunun üzerine çıkan her 1 sn bile inanılmaz trafik kayıplarına sebep olabilir. Hatta bu bazen mili saniyelerle bile ölçülebilir.

 

Amazon gibi büyük bir e-ticaret sitesinin açıklamasına göre her 100 ms hız artışı, gelirlerimizde %1 artış sağlıyor. Yani siteyi hızlandırırsanız geliriniz artıyor.

 

Eğer bir siteniz veya bloğunuz var ve trafik sizin için önemliyse site hızınızı mutlaka kontrol edin ve ihtiyacınız varsa geliştirin.

 

Siz de okumak istediğiniz bir sitenin göz açıp kapayıncaya kadar açılmasını istersiniz. Geliştirmek yani hızlandırmak için işte harika yollar;

 

  1. İyi bir host seçin Sitenin hızını arttırmak için en önemli adımlardan biri kaliteli bir host seçmektir. Seçtiğiniz hostun yerli olması da hızınızı etkiler. Çeşitli denemeler yapanları okuyabilirsiniz. Benim aldığım izlenim ise natro ve özellikle turhostun piyasa liderliğine oynadıkları.
  2. Hafif, hızlı yüklenen, minimalist bir şablon veya tema ile çalışın Piyasada satılan veya ücretsiz verilen birçok wordpress teması bulunuyor. Fakat mobil cihazlara uyumlu, resposive, sayfa yükleme hızı düşük temalar seçtiğinize emin olun. Temaları daha sonra görsel olarak da en sade şekliyle kullanmaya çalışın çünkü eklediğiniz her görsel, buton efekti gibi özellikler sayfa yükleme hızını yavaşlatır.
  3. Server isteklerinin sayısını azaltın. Server isteği demek okuyucuların browserlarının serverdan istediği şeylerdir. Bu bir fotoğraf, javascript, flash, video gibi dökümanlardır. Bunları olabildiğince az tutmalısınız. Yani pratik açıdan;

  • Resimleri ve benzer dosyaları azaltın, boyutlarını küçük tutun
  • Sayfa başına düşen post sayısını azaltın
  • Gereksiz pluginleri kaldırın. Performansı yavaş olanları test etmek için Plugin Performance Profiler
  • Sitenizde ziyaretçinin sadece gördüğü resimleri yüklemek için bu plugini kullanarak Lazy loading aktifleştirin.
  1. Caching çalıştırın Sitenizin HTML versiyonunu kaydedip ziyaretçiye cache belleğindeki site kopyasını göstermek zaman kazandırır. Bu süreç caching olarak bilinir. WordPresste en bilinen pluginler WP Super Cache ve W3 Total Cache.
  2. Resim ve diğer medyanızı optimize edin Sitenizdeki resimler ağır ise okuyucunun önüne sayfa geç inecektir ki bu da ziyaretçinin sayfayı terk etmesine sebep olur. Resimleri kaliteli olsun diye örneğin 5 MB yüklememelisiniz. Küçülterek yüklediğinizden emin olun. İster yüklemeden önce optimize edin ister yüklediklerinizi bir WordPress plugin yardımıyla küçültebilirsiniz. WP Smush.it
  3. CDN Servisi Kullanın CDN(Content Delivery Networks) servisi yüksek hitli sitelerde oldukça yararlı olmaktadır. Sistem, içeriği tek serverdan değil de coğrafik olarak yakın serverlara kopyalayıp daha hızlı olmasını sağlıyor. CDN kullanımı ve kurulumu ücretli bir servistir.
  4. Favicon’u optimize edin Sitenizde kullandığınız favicon’un 1 KB’ın altında olması tavsiye edilir. Bu boyutun üzerinde olan favicon’lar da sitenin yavaşlamasına neden olur.
  5. HTTP taleplerini en aza indirgeyin HTTP taleplerini (request) en aza indirgemeye çalışın. Ne kadar fazla script talep edilirse, sayfanın yüklenme hızı da o kadar yavaşlayacak. Bu isteklerin azaltılması için görseller CSS sprite’lara dönüştürülebilir.
  6. CSS Sprite Yöntemini Kullanın CSS Sprite birden fazla resmin birleştirilerek tek bir resim haline getirilmesi işlemidir. Birden fazla görseli birleştirmek her görsel için gereken HTTP isteklerini azaltmamızı sağlıyor. CSS Sprite Generator ile elle bu işlemi yapmanıza gerek kalmadan görsellerinizi birleştirip CSS kodunuzu kolayca alabilirsiniz.
  7. Resim ve videolarınız için başka siteler kullanın RSS beslemeleriniz için Feedburner ’ı, resimlerinizi yüklemek içinFlickr ’ı, videolarınız için youtube’u kullanabilirsiniz. Böylece sitenizin tepki süresini büyük ölçüde artırırsınız.
  8. Dosyaların yüklenişini sıraya sokun Dosyaların yüklenme sırası css, php-html ve javascript olarak sıralayın.
  9. Sitenizi Yavaşlatan Eklentileri (plugin) Tespit Edin. P3 Profilerisimli eklenti, sitenizde çalışmakta olan eklentileri, temaları vb. tarayarak, hızlarını ölçmekte ve hangi eklentinin sitenizi ne kadar yavaşlattığını göstermektedir.
  10. Sitenizi hızlandırmak için sıkıştırın. Blogunuzu sadece yazdığımız yazı veya resim olarak düşünmeyin, sitenin boyutu düşündüğümüzden daha büyüktür. Sitedeki yazı ve resmin yanında eklediğiniz kodlar, pluginler siteyi ağırlaştırır. Gzip aracı sitenizdeki dosyaları sıkıştırmak için kullanılan en bilindik araçtır.
  11. “Keep Alive” Özelliğini Kullanın. HTTP Keep Alive özelliği, Tarayıcının, site sunucusundaki erişime açık olan tüm dosyaları izin istemeden yüklemesini sağlar.
  12. Makul bir timeout süresi atayın. Ziyaretçi bir sebeple sayfaya ulaşamıyorsa, ulaşamadıkça sürekli request atmaya devam eder. Sayfayı açamayınca gider. 10 sn gibi bir timeout atarsanız ulaşamadı sayfası çıkar ise sorun olduğu anlaşılır ve timeout sayfası çıkması bu sorunu çözmenize ve siteyi hızlandırmanıza yardımcı olur.
  13. Mirroring uygulayın. WordPress blogunuzu mirroring uygulayarak offline olmasını sağlayabilirsiniz. Kolay bir işlemdir deneyin.
  14. Sitenizi düzenli test edin. Sorunu çözmeden önce konuyu anlamamız gerek. Sitenin hızını ayda bir test etmeniz oldukça faydalıdır. Şu iki araç size faydalı olabilir.

GT Metrix

Pingdom Tools

 

 

Sonuç olarak site hızı önemli bir faktördür ve sürekli kontrol etmeniz gerekir. Hemen çıkma oranı, üyelik, ziyaretçi tatmini ve arama sıralaması için kritik bir faktördür. Bir saniye bile her şeyi değiştirebilir. Yukarıdaki tekniklerden hepsini uygulamak zorunda değilsiniz fakat bazılarını uygulamak size inanılmaz fayda sağlayabilir.

 

Comments

comments

semiharslan

2008'den beri pazarlama dalında çalışıyorum. Marmara Üniv. İng. İşletme'den sonra Yeditepe'de MBA yaptım. Ülkemizde inanılmaz bir potansiyel var ve markalaşmak ülkemizi fersah fersah ileri götürecek. Kendini yetiştirmiş marka müdürlerine de bu yüzden çokça ihtiyaç var. Pazarlama departmanlarını ve girişimcilerle araştırıp öğrendikleirmi, bildiklerimi paylaşıyorum, okumaya devam edin..

Bir Cevap Yazın