Hafıza teknikleri: Hafızanızı geliştirmeniz için 29 Altın Yöntem [Bilim destekli]19 min read

Amerika’da hafıza şampiyonu olan Ron White’ın hafıza tekniklerini anlattığı bir videosuna denk geldim.

Heyecanlı bir şekilde 2.000 yıllık bir hafıza teknikleri kitabını inceliyordu.

2.000 yıl önce söylenen hafıza teknikleri ile bugünkü hafıza teknikleri aynı. Yani;

  • Bilgiler silinmiyor. Önemli olan geri getirebilmek.
  • Hafıza fotoğraflarla çalışıyor.
  • Yeni öğrendiklerinizle eski öğrendiklerinizi eşleştirmeniz gerekiyor.
  • Her yeni bilginin bir fotoğrafı ve oturduğu bir zemini olmalı.

Yani; aslında unutmuyoruz. Geri çağırmayı bilmiyoruz.

Ne kadar hafızamızı genişletirsek, geniş bilgi veritabanı sayesinde yeni bilgileri daha kolay öğreniyoruz. Yetişkinlerin çocuklardan daha kolay öğrenmesinin nedeni de bu.

Yani “yaşlandık bizden bir şey olmaz değil, yaşlandık, biz daha iyi öğreniyoruz” demeliyiz.

Bilgiyi hafızada tutmayı ve geri çağırabilmeyi birçok hafıza tekniğiyle başarabilirsiniz.  Çok kolay bir şekilde mekanla iliştirebilir, rakamla, objelerle eşleştirebilirsiniz.

Tabii ki sadece doğru hafıza tekniklerini kullanmanız maalesef yetmiyor. “Sistematik tekrar” öğrenmenin önemli bir parçası.

Sizi uyanık tutacak bir çalışma sistemi ve sistematik bir tekrar ile hafızanızı geliştirebilirsiniz.

Bu makalede; dünyada birçok hafıza şampiyonunun kullandığı hafıza tekniklerini okuyacaksınız.

İçerik gizle
1 Hafıza teknikleri

Hafıza teknikleri

1- Mnemonics (hatırlatıcılar) yöntemiyle öğrenin.

Yabancı dil kelime öğreniminde en çok kullanılan hafıza tekniklerinden ilki: mnemonics (nimonik)

Mnemonics hatırlatıcılar demek ve kelimeleri sizin hafızanıza çakmak için kullanabileceğiniz müthiş bir hafıza tekniği.

Özellikle yabancı dil öğreniminde yeni öğrendiğiniz bir kelimenin sesi, sizin için hiçbir şey ifade etmiyor olabilir.

Bu yüzden aynı kelimeyi defalarca görüp hala hatırlayamıyor olabilirsiniz.

Çünkü insan anlamadığı, anlamlandıramadığı şeyi öğrenemiyor. Bu herkesin başına geliyor.

Ses bir şey ifade etmiyorsa siz onu bir şey ifade eder hale getirin.

Seslerinin benzediği başka objelerle anlamını eşleştirmek için bir hikaye oluşturun. Örneğin Melik Duyar’ın hafıza setlerinden hatırlıyorsunuzdur. Kelimenin seslerini anlamını çağrıştıracak birşeye benzetiyor ve hafızasına almayı başarıyordu.

  • Kelime: Dungeon.
  • Okunuşu: dan-cın.
  • Hikaye: Zindandaki su borularına mors alfabesiyle vurup birbirleriyle haberleşen mahkumların çıkardıkları ses dan-cın sesiydi. Dan cın zindan demekti.

Diğer kelimeleri de anlattığı bir videoya denk geldim. Fikir almak için baştan sona izleyin.

Bu yöntem inanılmaz yaygın bir yöntem.

ABD hafıza şampiyonu Ron White kanalında hafıza tekniklerini inceliyor. Onun da tarifi şöyle; “anlamsız sesleri anlamlı hale getirin”. Çünkü hafıza tekniklerinin en başında anlamlandırmak geliyor. Ron White ülke ve başkentleri ses benzeşmeleriyle nasıl öğrenebileceğinize de örnek gösteriyor. Bir örnek şu;

  • Ülke: Belçika
  • Başkent: Brüksel
  • Belçika isminden kendine bir hatırlatıcı seçiyor. İngilizcede “bell” çan demek. Sarı bir klise çanı hayal ediyor.
  • Brüksel lahanasını da brüksel için hatırlatıcı olarak seçiyor.
  • İkisini birleştirmek için büyük çanın içine bir sürü brüksel lahanası doldurduğunu hayal ediyor.

hafıza teknikleri

*Bonus* Çok canlı hayal ederseniz ve hafızanıza kolay yerleşir. Zihin iyi bir hayal gücüyle gerçeği ayırt edemeyebiliyor. Bu birleştirmeler saçma diye düşünüp bu tür hafıza tekniklerini kullanmaktan vazgeçmeyin. Hafıza mantıksal sorgulama yapmıyor.

Hafıza tekniklerinin hepsinin temel aldığı bilgilerden biri canlı hayal kurmak. gerçeği ve güçlü hayal benzer olarak düşünüyor. VR gözlüklerin insanların zihnini bu kadar çabuk etkilemesinin de sebebi bu. Çok çabuk inanıp gerçek sanabiliyorlar. İneklerin VR gözlükle daha fazla süt vermesi de müthiş bir örnektir.

2. Bol görsel kullanın, çoğu zaman kendiniz çizin.

İnsan hafızası fotoğrafik ve görselleri kelimelerden 60.000 kat hızlı algılıyor. Zihnimiz bilgiyi 90% görsel olarak işliyor. Hafıza tekniklerinin en temellerinden biri görselleştirmek. Hayal ettiğiniz görseli mümkünse çizin. Hafızanızda daha fazla kalmanızı sağlayacak. Aklınızda bir şey canlanmıyorsa google görsellerden arattırın.

3. Hikayeleştirme ve bağlama metodunu kullanın

Etkili hafıza tekniklerinden diğeri de birbirine bağlama ve hikayeleştirme. Öğrenmek istediğiniz 5 kelime varsa bunları birbirine bağlayan bir hikaye uydurun ve kelimeleri birbirine bağlayın. Hikayeyi de gözünüzde canlandırın.

Bu hikaye abartılı ve renkli olabilir. Seçil Türkmen’in hafıza teknikleri youtube videosunda (45:02) hikayeleştirme ve bağlama yöntemini inceleyebilirsiniz.

Örneğin;

  • Sandalye
  • Demlik
  • Uçan halı
  • Şapka
  • Pilot

Bu kelimelerden şu bağlantıyı kurabilirsiniz.

“Bir gün sandalyede oturuyordunuz ve çok çay istemişsiniz ve içiyordunuz. Hava çok sıcak ve çay hararetinizi alıyordu. O kadar çok istiyordunuz ki kocaman bir bardakta içiyordunuz. Demlik de yanınızdaydı. Demlikten doldurup doldurup içiyordunuz. Derken önünüze bir halı düştü.

Siz de yumuşak diye oturdunuz. Halı uçmaya başladı. Aslında uçan halıymış. Siz de demliğinizi ve sandalyenizi yanınıza alıp uçan halıda uçuyorsunuz. O kadar yükseldiniz ki saçlarınız uçuşuyor. Hava sıcak diye şapka giymiştiniz. Kafanızdaki şapkayı tutamadınız. Rüzgarda uçtu gitti.

Onu tutmaya çalışırken uçan halıdan düşüyordunuz. Neyse ki tekrar oturdunuz. O kadar yükselmişsiniz ki yanınızdan geçen uçaktaki pilotla göz göze geldiniz. Uzun süre bakıştınız. Yıllardır görmediğiniz arkadaşınız pilot olmuş ve uçak uçuruyor. Selamlaşıyorsunuz. Sonra geri dönüp aynı yere uçan halınızı indiriyorsunuz. Bir de ne görüyorsunuz? Kafanızdan uçan şapka rüzgarla uçup sizin geldiğiniz yere gelmiş.”

4- Hafıza sarayı (Mind palace) tekniğini kullanın.

Sherlock Holmes filmiyle özdeşleşen, dünya hafıza şampiyonlarının kullandığı

dünyanın en eski hafıza tekniklerindendir.

Kelimelerin birbirine bağlanması değil bir mekan ve eşyalarla

özdeşleştirmesidir.

Bu hafıza tekniğinde kendinize hayali veya gerçek bir oda seçiyorsunuz. Odadaki eşyalarla bir nesneyi eşleştiriyorsunuz. Eşleştirmeyi canlı ve abartılı yapmaktan çekinmemelisiniz.

Örneğin; salondaki sehpayla güvercini eşleştireceksiniz. Güvercini o kadar büyük hayal edin ki pençeleriyle sehpayı kaldırabilsin. Tekrar geri döndüğünüzde o eşleştirdiğiniz nesnenin hafızanızda canlı şekilde durduğunu farkedeceksiniz. Bu hafıza tekniğinde beynin birşeyleri eşleştirme yöntemini kullanmış olacaksınız.

*Not: hafızanızdan silme zamanı gelmişse nesneyi sakatlayın, kırın, boyayın, ordan alıp suya atın. Hafızanızdaki canlılığını yitirsin.

En meşhur hafıza tekniklerinden olan Mind palace (Hafıza sarayı) yönteminde amaç şu; her obje resmedilmeli ve bir arka fona oturtulmalı.

Mind palace hafıza tekniğini kullanırken şu detaylara dikkat ederseniz veriminizi arttırırsınız.

  • Hafıza sarayınız çok iyi bildiğiniz bir yer olsun
  • Tüm eşyaları iyi bilin ve benimseyin.
  • Hafıza sarayınızı arada ziyaret edin.
  • Eşyaların her ziyaretinizde bir gezinme sırası olmalı. Her defasında değişen rastgele bir sırası olmamalı.
  • Evdeki eşyalar yetmezse karşıdaki restorantı da sarayınıza ekleyebilirsiniz.
  • Restoran gibi büyük bir yapıyı sadece 1 obje olarak düşünmeyin. İçindeki eşyalara ayırın.
  • Bu eşyalar büyük, kaba, canlı renklerde, çok gürültülü, çok soğuk ya da çok sıcak olabilir. Yeter ki farklı ve dikkat çekici olsun.
  • Hafıza sarayınızı çizin. Kağıt kalem kullanmak her zaman zihne yardımcıdır. Hafıza sarayınızı çizin. Saklayın. Eğer daha fazlasına ihtiyaç duyuyorsanız ikinci veya üçüncüyü de çizin. Ara ara hatırlayın. Zihninizde canlı tutmak için arada ziyaret edin, hayalini canlı tutun.

Zihninizi açması için bir örnek paylaşacağım. İskambil kartlarını hafızasında tutmak isteyen birinin hafıza sarayının örneğini çizmişler. Gayet büyük bir evde ve birçok odada 14 hatırlatıcı kullanmış. Bence çok güzel bir örnek.

5- Rakamları objelere çivileyin.

İngilizce ismi Peg system, Türkçe ismi ise çivileme sistemi en bilinen hafıza tekniklerindendir. Rakamları görsel objelere çevireceksiniz. Bunlar sizin hafıza çivileriniz olacak.

Hafıza çivilerinizi ilk başta oluşturup onlara sadık kalacaksınız ve ardından elinizdeki listedeki objeleri kendi objelerinizle bağlama yöntemiyle bağlayacaksınız.

Peg sistemini rakamlı bir listeyi hafızamızda tutmak için kullanabiliyoruz. Rakamlara bir obje eşleştiriyoruz.

Genelde bu rakamın şeklinin benzediği bir obje oluyor. Bu objelerle elimizdeki listedeki objeleri eşleştiren kısa ve canlı hikayeler oluşturuyoruz.

Hafıza tekniklerini bolca kullanan ustalar arasında genel kabul görmüş yaygın liste şu şekilde;

  • 1-Kalem (kaleme benziyor)
  • 2-Kuğu (2 ile kuğu şekli benzer)
  • 3-kelebek
  • 4-yelkenli
  • 5-kanca
  • 6-düdük
  • 7-Balta (şekli 7 rakamına benziyor)
  • 8-Kum saati (şekli kum saatine benziyor)
  • 9-Balon ve ipi (şekli 9 rakamına benziyor)
  • 10-çatal tabak

6- Rakamları harflere çevirin.

Fonetik sistem de kökü çok eskiye dayanan hafıza tekniklerinden biridir. Sistem şu; rakamları harflerle eşleştiriyorsunuz, yani hafızanızda çiviliyorsunuz.

Bu hafıza tekniği de şöyle kuruluyor; (rakamların şekilleri) = (harflerin şekilleri). Oluşturduğunuz sessiz harflerin aralarına da gerekli sesli harfleri ekleyerek sonradan bir kelimeye çevirirsiniz.

Örneğin;

  • 784
  • kfr
  • kefir

Peki hangi rakam hangi harftir? Nasıl bileceğim?

Hafıza tekniklerini anlatan ABD hafıza şampiyonlarından Ron White youtube kanalındaki şu videoda 176 yıllık bir hafıza teknikleri kitabını incelerken bu yöntemden bahsettiğini örnekleriyle anlatmıştı.

Uzun rakamları hafızanıza almanızı çok kolaylaştıracak hafıza tekniklerindendir. Bu arada uzun rakamları bölerek ve birkaç kelimeye çevirerek de kullanabiliyorsunuz.

İlk 10 rakamın harf karşılığını şunlardan kullanabilirsiniz.

  • 1-T
  • 2-N
  • 3-M
  • 4-R
  • 5-L
  • 6-J
  • 7-K
  • 8-F
  • 9-P
  • 0-S

Bu harflere nasıl ulaşıldığını mega hafıza setimde görmüştüm. Büyük oranda herkes aynı şekilde kullanıyor.

Ron White da eski kitap incelemesinde 250 yıl önce aynı harflerin kullandığını anlatmıştı. Bu hafıza tekniği de yıllardır belki de çok az değişerek kullanılıyor.

7- Akrostiş yöntemi kullanın.

Birçoğumuz bu hafıza tekniğini lisede denedik. Öğrenmek istediğiniz kelimelerin baş harflerini alt alta dizin ve bir kelime oluşturun. Yeni oluşturduğunuz bu kelimeyi aklınızda tutarak diğer kelimeleri hafızanızda tutabilirsiniz.

Matematikten hatırlayanınız vardır. İşlem sırasını hatırlatmak için BODMAS kuralı vardır.

  • Brackets (Parantez)
  • Of (Of)
  • Division (Bölme)
  • Multiplication (Çarpma)
  • Addition (Toplama)
  • Substraction (Çıkarma)

Veya,

Türkiye’nin Bölgeleri Nelerdir?

  • Karadeniz Bölgesi
  • Marmara Bölgesi
  • Ege Bölgesi
  • Akdeniz Bölgesi
  • Güneydoğu
  • Anadolu Bölgesi
  • İç Anadolu Bölgesi
  • Doğu Anadolu Bölgesi

Kel Mahmut Elma Alırken Göbeğine İğne Düştü

veya

İngilizce yapmak isterseniz ingilizce bir siteden örnek buldum. Şöyle;

  • Mercury- My (benim)
  • Venus- very (çok)
  • Earth- excited (heyecanlı)
  • Mars- mother (annem)
  • Jupiter- just (şimdi)
  • Saturn- served (servis etti)
  • Uranus- us (bize)
  • Neptune- noodles (noodle)

8. Eşleştirmek istediğiniz kelimelerdeki harflerden ipucu bulun.

“Şöyle mi yazılıyordu” dediğiniz kelimelerdeki harfleri ilgili birşeyle eşleştirin. İngiliz ingilizcesiyle Amerikan ingilizcesindeki yazılış farklarından biri

  • “Grey in England”
  • “Gray in America”

veya

  • Capitol (washingtondaki meclis binası)
  • Capital (anapara)

9. Bir kelimeyi her zaman bağlamda, olayın içinde öğrenin.

Bir kelimenin önünde ve arkasında anlayabileceğiniz bir duygu tetikleyici olay olmalı. İnsan beyni kelimeleri izole öğrenmiyor, bağlam içinde öğreniyor. Bir hikayenin, olayın içinde öğreniyor.

Kelimeleri bağlamsız öğrenmek ve hatırlamak çok zor. Kelimenin öncesi ve sonrasındaki kelimelere bakarak anlamı ve bağlamı hazmedin.

Bağlam derken illa istediğiniz kelimenin önünde veya arkasında başka kelimeler olmak zorunda değil, bir durumda sessizlik, yüz ifadeleri, kelime ve sesler olabilir.

10. Bir bilgiyi öğrenirken duygularınızı dahil edin.

Bence bu tek başına bir hafıza tekniği ve diğer hafıza tekniklerinin temeli. Bir kelime öğrenmek istiyorsanız kelimenin veya kelime öbeğinin verdiği hissi çok yönlü yaşayın.

Mimik ve vücut dilini kullanırken gerçekten onu hissediyor olmanız gerekli. O kelimeyi unutmayacaksınız emin olun. Beyinde ne kadar nokta uyarılırsa hafıza bağlantıları o kadar güçlü oluyor.

Benim ilk ihtiyacını farkettiğimde ve üzerine çalıştığımda bana çok katkısı olan bir hafıza tekniğidir. Bir kelime öğrendiğinizde o kelimenin doğurabileceği tüm duygularla tekrar tanışın.

Bir tane örnek yapalım.

Aşıyla ilgili ne kadar alt bilgi varsa, aşı kelimesini duyduğunuzda hepsi tetikleniyor ve beyinde zincirleme şeklinde uyarılıyor.

Vücuttaki sinir hücrelerine kadar tetikleniyor. Eski acılar hortluyor. Bu hafıza tekniği sayesinde müthiş bir hatırlama deneyimi yaşıyorsunuz. Bu veritabanı sizde zaten oluştuğu için vaccine kelimesini de bu nöronlarla eşleştirebilirsiniz. Bu duyguarın içinde vaksin benzeri bir sesi arayın.

Çünkü sadece kelimeleri karşılıklı yazmanız ve hatırlamaya çalışmanız bu uyarımı sağlamaz.

Bir kelimenin beyinde yaptığı bir sürü elektiriksel ateşlemeler, uyarımlar oluyor. Bu uyarılar oluştuğu beyin hücrelerini de birbirine bağlar. Yani bir ağ mekanizması oluşur. İşte hafıza dediğimiz şey bu mekanizmanın ta kendisidir. Bu çağrışımları ne kadar yaşarsanız ve bu çağrışımları ilgili kelimeyle bağlarsanız işte o zaman kelime hafızanızda çok güçlü kalır.

11. Kelimelerle kendi hayatınızdan ilişkiler kurun.

Bir araştırmada hafıza tekniklerinin başarısını ölçmek için denekleri 4 gruba ayırmışlar ve hepsine aynı somut kelimeleri vermişler. Tree, apple, sun, bear, water, table, cat, pear gibi. Her gruptan farklı bir beklentileri varmış. Kelimeleri hatırlama oranı ölçülmüş.

  1. Kişisel bağ grubu: Kelimeler ile kendileri arasında ilişkiler kurmaları istendi. (Bear’dan korkarım. 15 yaşında koşturmuştu. Çalışma table’ımın ayağı gıcırdıyor ve açık kahverengi.) Hatırlama başarısı 90% ile 1. sıradaydı.
  2. Anlam grubu: Kelimelerin anlamı ve kavramsal olarak anlatmaları istendi. (Bear bir tüylü hayvandır. Table 4 ayaklı eşyadır.) Hatırlama başarısı 60% ile 2.sıradaydı
  3. Telafuz grubu: Seslerine, telafuzlarına ve kafiyelerine odaklanmaları istendi. (Sorulan soru örneği; Bear kelimesi hangi kelimeyle kafiyeli?) Hatırlama başarısı 30% ile 3. sıradaydı.
  4. Yazılış grubu: Kelimelerin yazılışları ve harflerini hatırlamaları istendi (Sorulan soru örneği; bear kelimesindeki ortadaki iki harf diğer hangisinde de var?) Hatırlama başarısı 15% sonuncu sıradaydı.

12. Daha önce bildiğiniz birşeyle bağlantı kurun, karşılaştırın.

Araştırmalar gösteriyor ki daha önce iyice anladığınız birşeyle yeni bilgiyi eşleştirmeniz hatırlamanızı kolaylaştırıyor. Bu yöntem karşılaştırmayla oldukça paralel. Örneğin eski romayı öğreniyorsunuz. Eski yunan tarihini de biliyorsunuz. Karşılaştırın, daha kolay aklınızda kalacak.

Antik YunanAntik Roma
EkonomiTarım ekonomisiTarım ekonomisi
YönetimDemokrasiDemokrasi, monarşi, oligarşi
BüyümeKolonizeFetih
DilYunancaLatin

 

13. Dönüşümlü/girişik teknik ile çalışın (interleaving technique)

Dönüşümlü/girişik çalışma tekniği aynı seansta birkaç beceriyi dönüşümlü olarak çalışmak demektir. Blok çalışma ise bir süre sadece bir şeye çalışmak demektir.

Bunun tam tersi sıralı çalışma. Yani bir basketbolcunun;

  • (A)ustalaşana kadar smaç,
  • (B)ustalaşana kadar ribaund,
  • (C)ustalaşana kadar göğüs pası çalışması gibi

Çalışma modeli AAABBBCCC şeklinde.

Uzun süre uzmanlar sıralı çalışmanın en iyisi olduğunu düşünüyordu. Fakat yapılan yeni araştırmalar dönüşümlü/girişik çalışmaların 25% ile 76% arasında değişen öğrenmeyi arttırma etkisi olduğu görüldü. Yani;

  • 15 dk smaç
  • 15 dk ribaund
  • 15 dk göğüs pası

x 3 set

Çalışma modeli ABCABCABC şeklinde.

veya geometri çalışıyorsanız;

  • 15 dk üçgen açıları
  • 15 dk daire açıları
  • 15 dk dikdörtgen açıları çalışabilirsiniz.

Birbirine girişik çalışılan bu setten 3 kez dönüşümlü set yaparsanız genel bir anlayış edinip hatırlamanızın etkisini artırıyorsunuz. Birkaç örnek daha vereyim;

  • Bir tenisçi (A) ön vuruş (B) arka el vuruş, (C) servis atma tekniklerini sırayla değil de ABCABCABC şeklinde dönüşümlü çalışabilir.
  • Bir piyanist (A) notalar (B) akor (C) arpeji dönüşümlü olarak ABCABCABC şeklinde çalışabilir.

Okullarda sıralı çalışmalar daha baskın. Tek odaklanmada tek beceri geliştirme eskiden beri baskın eğitim metodu.

Fakat dönüşümlü çalışma metodu, insana çeşitli konseptler arasında karşılaştırma imkanı da sunuyor. Karşılaştırarak öğrenme şansını yakalıyorsunuz.

Yapılan bir çok araştırmada benzer sonuçlar çıkmış;

  1. 1986’da badmintonun 3 servisini öğrenmede dönüşümlü teknik kullanılmış. Tek tek çalışma tekniğine göre dönüşümlü çalışarak çok hızlı öğrenmişler.
  2. 1993’te aynı sonuçlar basketbol ve beysbolda da alınmış.
  3. 2003’te bir araştırmada medikal öğrencileri elektrodiagram teşhisi yapmayı dönüşümlü çalışarak daha iyi öğrenmişler.
  4. 2008’de bir araştırmada peyzaj sanatçılarının boyama tarzlarını tanımada kolej öğrencileri dönüşümlü çalışma ile daha iyi sonuç verdiler.
  5. 2011’de bir araştırmada dönüşümlü teknikle eğitilen öğrenciler karışık yasal senaryoları daha iyi çözmüşler.
  6. 2015’te bir araştırmada cebir ve geometri becerileri denenmiş. Eğitim bittikten 1 gün sonra ve 30 gün sonra test yapılıyor. Öğrenciler 1 gün sonra 25% ve 1 ay sonra 76% daha iyi performans sergiliyorlar.

Bu sonuçtan şunu çıkarıyorlar. Blok blok çalışana göre dönüşümlü çalışan öğrenciler zaman geçse de daha az unutuyorlar. Yani dönüşümlü çalışma tekniği güçlü, stabil ve uzun süreli olabiliyor.

Dil öğrenmede dönüşümlü teknik şu şekilde uygulanabilir. Yeni kelimeler öğrenirken tek bir konuda bir sürü kelime öğrenmeye odaklanmak yerine farklı konulardan kelimeleri aynı anda veya dönüşümlü olarak çalışabilirsiniz. Bu şekilde blok blok iki konuya çalışırken harcayacağınız zamandan daha azını, dönüşümlü çalışarak harcayacaksınız.

14- Çalışırken pomodoro tekniğini kullanın

Çalışırken insan zihni odaklanması 20 dk-40 dk arasında uyanık kalabiliyor. Sonra dağılıyor. Mega hafıza setlerinde görmüştüm. 30 dakikalık çalışma bloklarının hafızayı arttırdığını söylüyordu. Yani çalışma süreleri de hafıza tekniklerinden biri.

30 dk çalış + 5 dk mola zihni ve hafızayı uyanık tutuyor.

Şimdilerde ise daha yaygın bir yöntem daha var. Pomodoro tekniği. 25 dk çalış + 5 dk dinlen. Bu bir set diye düşünün. 4 tane 25+5 yaparsanız mola süreniz 30 dk. Yani

  • 25 dk çalış
  • 5 dk mola
  • 25 dk çalış
  • 5 dk mola
  • 25 dk çalış
  • 5 dk mola
  • 25 dk çalış
  • 30 dk mola

Bu rakamlar bana spor yaparken uyguladığım tabata yöntemini hatırlattı. 20 saniye hızlı kardiyo 5 saniye aktif dinlenme setinden 4 tane yaptığınızda dinlenme süresi 30 saniyeye çıkıyor. Bu tür yoğunlaştırılmış sistemler çeşitli alanlarda kullanılıyor.

*Bonus* Cep telefonuza Focus10 indirerek zamanlamanızı ayarlayabilirsiniz.

Aslında bu sistem 1980’lerden beri kullanılan bir yöntem. Bu yöntemi Italyan kökenli Francesco Cirillo bu metodu bulduğunda domates şeklinde zamanlayıcı kullanıyormuş.

Pomodoro İtalyanca domates anlamına geldiği için bu yöntemin adı pomodoro kalmış. Bu süre içinde verimliliğini kanıtlamış bir yöntem. Hatta zihin faaliyetlerinizin verimliliğini arttırmak için 5 dakikalık aralıkları daha iyi değerlendirebilirsiniz.

15. Aralıkları çok iyi değerlendirin.

Pomodoro tekniğinde verdiğiniz kısa aralıklarda zihnin kendini hızlı toparlaması ve veriminizin artması için şunları yapabilirsiniz;

Vücudunuzu hareketli tutun, yürüyün. (Bir araştırmaya göre yürürken öğrenme hızı artıyor.)

  • Esneme hareketleri yapın
  • Göz masajı yapın
  • Sırt esnetme hareketleri yapın
  • Doodle veya mandala boyama yapabilirsiniz. Renkler canlandırır.
  • Su için.

16- Cornell not tutma sistemini kullanın.

Not tutarken anlatıcının ağzından çıkan herşeyi yazmaya çalışıyorsanız aktif dinleme yapma şansını kaybediyorsunuz demektir.

Daha çok dinleyip daha az ama verimli not tutmak istiyorsanız bilgileri bölüp kategorize edebileceğiniz cornell not tutma metodunu kullanın. Aşağıdaki gibi defterinizi üçe bölün,

1-Fikir bölümü

2-Notlar bölümü

3-Özet bölümü

17. Biraz zor font kullanın

Bilgisayarda not tutuyorsanız okunması çok kolay fontlara göre biraz zor fontlar daha iyi sonuç veriyor. Princeton ve Indiana Universitelerinde iki ayrı araştırma yapılmış. Amaç fontu değiştirmenin hafıza ve öğrenmeye etkisi olup olmadığını tespit etmek imiş. Deneklere bir bilgiyi ezberlemeleri için 90 saniye verilmiş. 15 dakika sonra hatırlama test yapılmış. Hatırlanma oranı şu şekilde olmuş;

Arial – 72,8%

Comic sans – 86,5%

Diğer araştırmada lise öğrencilerine derste gösterilen powerpoint fontlarını iki ayrı grupta değiştirmişler. Çeşitli sınıflarda yapılan ölçümlere göre hepsinde aynı sonuç çıkmış. Daha zor olan font ile yazılan bilgiler daha fazla hatırlanmış.

Bu deney gösteriyor ki fontlarda küçük bir değişim öğrenme ve hafızada olumlu bir rol oynayabilir. Bence hafıza tekniklerinin en ilginci ve şaşırtıcısı.

Okunması zor fontlar zihinde daha derin işleme stratejilerini tetikliyor. Öğrenmesi biraz daha zor materyal zihni daha fazla zorlayıp daha fazla düşünmesini sağlıyor.

18. Zihin haritası kullanın.

En önemli ve yaygın hafıza tekniklerinden biri de zihn haritasıdır. Bazı konular çok dallıdır. Birbiriyle bağlantısı yoktur ama tek bir noktada birleşir. Bu tip bilgiler için alt kategorileri zihin haritası olarak çizebilir hem anlamanızı hem de hatırlamanızı kolaylaştırabilirsiniz.

Bu bilgiler arasındaki bağlantıyı kurarak yeniden hatırlamayı daha kolay hale getirebilirsiniz. Zihin haritası karmaşık bilgileri bile daha kolay anlaşılır hale getirebileceğiniz pratik hafıza tekniklerindendir.

Zihin haritalarının geçmişi oldukça uzun. Zihin haritası Tony Buzan tarafından tekrar gündeme taşınmış ve bize ulaşmıştır. Eski romalılar zamanına kadar tarihi uzanıyor.

Zihin haritaları İslam tarihinde de kullanılmış.

Zihin haritaları bilgisayarın da kullanılmasıyla günümüzde daha renkli ve eğlenceli hale de geliyor. Günümüzde kullanılan infografikle birleştirildiğinde daha da komplike çalışmalar çıkabiliyor. Tek dikkat etmek gereken nokta karışıklığı azaltıcı tasarımlara odaklanmak olabilir.

19. Birisine öğretin veya anlatın veya anlatırken hayal edin.

Araştırmalar gösteriyor ki insan zihni bir şey öğrendikten sonra anlatırsa algılaması artıyor.

Hafızaya ama değil ama hafızada tutma tekniklerinden biri birine anatmak.

Öğretmek öğrenme yöntemlerinden biri. Bu yöntem aynı zamanda öğrendiğinizi anlatmak yani Colin MacLeod’un “üretme etkisi” (production effect) ile paraleldir.

Hatta Feynman tekniği de öğrendiğini kendi kendine anlatmak, özetlemek ve anlamadığınız eksik yönlerini farketmek üzerine kuruludur.

Anlamadığınız şeyi öğrenemezsiniz. Önce anlamanız gerekir. Anlamanız için en iyi yöntemlerden biri de başkasına anlatmak veya öğretmektir. Bunu konuşarak veya bir eğitim metni hazırlayarak da yapabilirsiniz.

20. Özet yaparken Feynman tekniğini kullanın

Bir çalışma yaptınız ve bitirdiniz.

  • Üstünü kapatın. Ne kadarını hatırlıyorsanız yazın veya konuyu hiç bilmeyen birine sesli şekilde anlatın.
  • Anlamadığınız boşlukları belirleyin.
  • Sonra geri dönüp ilk okuduğunuz yeri tekrar edin.
  • Tekrar anlatın.

Bu kontrol anlamadığınız kısımları farketmenizi ve tamamlamanızı sağlayacak bir hafıza tekniği.

Bu hafıza tekniğinin amacı anladığınızı basitleştirerek küçük bir çocuğa anlatabilmeyi başarmanızdır. Basitçe anlatabiliyorsanız anlamışsınızdır. Anlatırken veya konuyu anlarken zihin haritaları oluşturabilirsiniz.

21. Sistematik tekrar yapın, aşırı tekrardan kaçının.

Hafıza tekniklerinin en önemli kısmı tekrardır.

İnsanların birçoğu öğrenmeyi öğrenmenin önemini kavramış durumda değil. Bir kez öğrenip sayısız tekrardan sonra öğrenemediklerini görüyor ve kendilerine güvenleri kayboluyor. Harcadıkları çabalara yazık oluyor.

Hermann Ebbinghaus’un yaptığı araştırmalarda belli bir sistemle tekrar etmenin ardı ardına düzensiz yapılan tekrardan daha etkili olduğu ortaya çıkmış. Tekrarların düzeni zihnin unutma oranlarına göre şekil alıyor.

Maalesef ki ilk 24 saatte öğrendiğimiz bilgilerin 66%’sı unutuluyor. Yani ilk 24 saat yeni bilgi öğreniminde çok önemli. Hafıza tekniklerini uygularken başarısız olmanızın sebebi bu ilk 24 saat içindeki tekrarı etkili yapamadığınız veya hiç yapmadığınız için olabilir.

Özkan Emiroğlu’nun youtube kanalında anlattığı gibi “bilgiyi belli aralıklarla geri çağırmak zihne bu bilgiyi uzun süreli hafızaya at mesajı veriyor”.

Planlı yapılmış 5 tekrarın ardı ardına yapılmış 100 tekrardan daha fazla hafızaya katkısı bulunuyor. Peki bu aralıklar neler.

Tekrarın da sistematiği vardır.

  1. 15-20dk
  2. 1 saat
  3. 24 saat
  4. 1 hafta
  5. 1 ay
  6. 6 ay

İlk 24 saatin önemini farkettiğinizi sanıyorum. Toplam 6 tekrarın ilk 3’ü ilk 24 saat içinde. (bazı kaynaklarda son tekrara gerek yok)

İlk tekrarınızı yaptıktan sonra o kadar işinizin arasında tekrarların tarihlerini takip etmek durumunda aklacaksınız. Benim önerim tekrarları google sheets’e not edip tekrar saatlerine alarm kurmanız. Diğer tekrarları cep telefonunuzdan takip edebilirsiniz.

22. Aynı veriyi çalışırken tekrarları farklı odalarda yapın.

Birçok insan tüm çalışmalarını tek bir odada yapıyor. Araştırmalar tersini gösteriyor. Bir araştırmada iki gruba ezberlemeleri için 40 kelime verilmiş. 1. grup aynı odada çalışmış. 2. grup farklı odalarda çalışmış.

Farklı odalarda çalışanların hatırlamaları çok daha iyi düzeydeymiş.

Bu araştırmanın sonucunu avantajınıza çevirmek için çalışmalarınızı ve tekrarlarınızı değişik ortamlarda yapın.

Aynı bilgiyi değişik ortamlarda çalışın.

23. Hafıza çalışması yapmadan önce 15 dk yürüyün.

James T. Haynes’in yaptığı bir araştırmaya göre ezber yapmadan önce 15 dakika yürüyen insanların 15 kelimelik bir listeyi daha fazla hatırladığı görülmüştür. Bunu avantaja çevirmek için bir desi dinlemeden önce, ezber yapmadan önce veya flashcard çalışmadan önce 15 dakikalık bir yürüyüşe çıkın, performansınızın arttığını gözlemleyebilirsiniz.

British Columbia Universitesinde yapılan başka bir araştırmaya göre düzenli aerobik egzersizlerin hipokampüsü büyüttüğünü gösterdi. Hipokampüs beynin kelime hafızası ve öğrenmeyle ilgili bölümüdür.

24. Yüksek sesle seslendirin.

Birşeyi öğrenmek istiyorsanız sessizce defalarca tekrar etmek yerine onu yüksek sesle seslendirin.

Waterloo üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre sesli okumak; hem okuma hem de işitmenin ikili etkisi hafızayı kodlamasına yardımcı oluyor.

Waterloo psikologu Colin MacLeod araştırmasında 95 üniversite öğrencisine 160 kelimelik bir listeyi ezberlemeleri için verdiler. Tümü bir mikrofona listedeki kelimeleri okudu. İki hafta sonra takip için geri çağrıldıar. Bölümleme yapıldı.

  • 1. grup: kelimeleri yüksek sesle okudular.
  • 2. grup: kendi sesleriyle kaydettikleri sesleri dinledi.
  • 3. grup: başkalarının ses kayıtları dinletildi.
  • 4. grup: sessizce kelimeleri tekrar okudular.

En çok hatırlayanlar kelimeleri yüksek sesle kelimeleri okuyanlar odu.

Buradan çıkaracağımız sonuç, eğer hatırlamak istiyorsanız yüksek sesle okumalısınız.

25. Bir ritimle seslendirin.

Belli bir ritimle ezberlenen duaların yıllar geçse de unutulmadığını hepimiz biliyoruz.

İngilizce kelimeleri de düz bir sesle değil bir yerlinin seslendirdiği ritimde seslendirin, öğrenin, hazmedin, hafızanıza yerleştirin. Kalıcı olduğunu göreceksiniz.

Benim en eğlenceli buduğum hafıza tekniklerinden biridir.

26. On (10) saniyelik ritimlerle kelimelere çalışın.

Bulgar Psikiyatr ve eğitimci olan Georgi Lazanov yaptığı araştırmalarda bir detay yakalıyor. Bilgileri ardı ardına gösteriyor. Hafıza o sıra kendi içinde ilişkiler kuruyor. Hafızanın ne kadar süreye ihtiyacı olduğunu tespit ediyor. Hafızada kalma miktarını da ölçüyor.

  • 1 saniye aralıkla gösterildiğinde 20%
  • 5 saniye aralıkla gösterildiğinde 30%
  • 10 saniye aralıkla gösterildiğinde 40%
  • 10 saniyeden fazla olduğunda 40% tan aşağı doğru düşmeye başlıyor.

Kısa aralıklarla gösterilen bilgilerin hatırlanmamasının nedeni, hafızada ilişki kurmak için yeterli sürenin olmamasıdır.

Bilgiler 10 saniyeden fazla aralıklarla gösterildiğinde dikkat dağılıyor.

Bu yüzden 10 saniye bilgi aralıklarının ideal süresi olarak bulunmuş.

İki ingilizce kelime arasında da 10 saniye bırakmanız ideal süredir.

27. Ön test yapın

Öğrenciler bir içeriği öğrenmeden önce soruları yanlış da cevaplasalar gelecekteki öğrenme becerileri iyileşiyor.

Yapılan bir araştırmada ön test yapmak ders çalıştıktan sonraki testin sonuçlarını olumlu etkiliyor.

28. Kendinizi test edin.

Test yapmak pek zevkli olmayabilir ama zihnin daha fazla çalışmasını sağlıyor. Zihin zorlandığında daha iyi öğreniyor.

Bir araştırmada 3 ayrı grup üzerinde okuma ve kendini test etme denenmiş.


3 ayrı grup aynı sürede çalışmış. Fakat üçü de farklı yöntemler denemiş.
  • grup: dersi 4 kez okumuş
  • grup: dersi 3 kez okumuş 1 kez quiz yapmış
  • grup: 1 kez okuyup 3 kez quiz yapmış.

En başarılı grup en sonraki 3. grup olmuş.

Kendinizi bolca test edin.

29. Hafızanızı zinde tutmak için çalışırken barok müzik dinleyin.

Barok müzik ile hafıza tekniklerinden alacağınız etkiyi arttırabilirsiniz. Yabancı kelime öğretilmesi konusunda yapılan bazı araştırmalar barok müzikle beyin dalgalarını alfa düzeyine çıkarıp öğrenmeyi kolaylaştırdığını ve hafıza gücünü arttırdığını bulmuşlar.

Barok müzik ile bilinçaltı kapılarını açmak ve öğrenme potansiyelinizi arttırmak mümkündür.

Iowa üniversitesinde yapılan araştırmalarda barok müziğin kullanılmasının öğrenme kapasitesini 24% arttırdığı bulunmuştur.

Binaural frekanslar tekniği üzerine yapılan başka araştırma sonuçları da, insanın sağ ve sol kulağından farklı frekanslar gönderildiğinde beynin bu iki frekans arasındaki fark kadar frekansta bir moda girdiğini gösteriyor. Yani

  • sağdan 450 frekans
  • soldan 440 frekans gönderildiğinde
  • beyin 10 frekanslık moda giriyor.

bu da beynin alfa dalga ortamı. Alfa ortamında öğrenme maksimuma çıkıyor.

Çalışırken kulaklıkla şu müziği dinleyebilirsiniz. Örnek:

 

Sonuç olarak

Neredeyse herkes hatırlayamamaktan yakınıyor. Halbuki öğrenilen bilgilerin 70%’i ilk 24 saat içinde unutuluyor. İlk 24 saatteki tekrarlar çok önemli.

Bilime uygun hafıza tekniklerini kullanmayan ve sistematik tekrar yapmayan herkes aslında unuttum dediği bilgilerin çoğunu ilk 24 saat içinde unutuyor.

Doğru hafıza teknikleri ve sistematik tekrar ile unutmayı azaltmak mümkün. Yukarıdaki hafıza teknklerini hayatınızda kullanmaya başlayın, bu hafıza tekniklerinin ve çalışma sistematiklerinin sizin unutmanızı azaltıp hafızanızı beslediğinizi göreceksiniz.

 

 

Kaynaklar

https://learningcenter.unc.edu/tips-and-tools/enhancing-your-memory/

https://www.daniel-wong.com/2020/08/24/best-memory-techniques-for-students/

https://www.magneticmemorymethod.com/how-to-remember-things/

https://www.verywellmind.com/great-ways-to-improve-your-memory-2795356

https://zapier.com/blog/better-memory/

https://www.usa.edu/blog/science-backed-memory-tips/

https://toggl.com/blog/memorization-techniques-professionals

https://www.clearias.com/memory-techniques/

https://www.alamo.edu/contentassets/a5a735ca72a941f4a67fcbb46ba35d08/study-skills/memory-techniques.pdf

Bu yazıyı çevrenle paylaş;
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.