İngilizce Past Perfect Tense (had studied) (144 örnek cümle)10 min read

Past perfect tense geçmişte bir olayın diğerinden önce olduğunu belirtmek için kullanılır. İlk olarak hangi olaydanpast perfect tense bahsedildiği önemli değildir – fii kipi, hangisinin önce gerçekleştiğini netleştirir.

 

 

 

 

Conjugation/Cümle kurulumu

positiveS + had + V-ed + OI had played/spoken
negativeS+ had not+ V-ed+ OI had not played/spoken
questionHad + S + V+O?Had I played/spoken?

Cümle kurulumu örneği/ zamirlere göre

subjectauxiliary verbmain verb
positiveIhadfinishedmy work.
Youhadstoppedbefore me.
negativeShehadnotgoneto school.
Wehadnotleft.
questionHadyouarrived?
Hadtheyeatendinner?

Kısa cevaplar /SHORT ANSWER FORMS

Yes I hadYes I had not
Yes you hadYes you had not
Yes he HadYes he Had not

Contractions/kısaltmalar

long formcontractionexample
had…’dthey’d
had not…’d not/… hadn’tI’d not/I hadn’t

Negatif kısaltmalar

Yazılı İngilizcede, genellikle bir zamir ve bir yardımcı fiil ile kısaltmalar oluştururuz, ancak bir isim ve yardımcı fiil ile değil.

Example:

  • She’d not eaten much of her porridge.
  • (but not:The girl’d/Little Miss Muffet’d not eaten much of her porridge.)

 

Fiilin + not birleştirildiği olumsuz kısaltmalar, önlerine ne tür bir kelime gelirse gelsin her zaman kullanılabilir.

 

Example:

  • She hadn’t eaten much of her porridge.
  • The girl/Little Miss Muffet hadn’t eaten much of her porridge.

 

SentenceTürkçesi
Positive SentencesI went there after I had completed the task.Görevi tamamladıktan sonra oraya gittim.
Positive SentencesShe had come late to the school.Okula geç gelmişti.
Positive SentencesMy father and mother had been married for two years when I was born.Ben doğduğumda babam ve annem iki yıllık evliydi.
Positive SentencesUntil he went to England, he had never spoken English.İngiltere’ye gidene kadar hiç İngilizce konuşmamıştı.
Positive SentencesIf you had studied hard last year, he would have passed all his exams.Geçen yıl sıkı çalışmış olsaydınız, tüm sınavlarını geçmiş olurdu.
Negative SentencesI had not completed the task.Görevi tamamlamamıştım.
Negative SentencesShe had not come late to the school.Okula geç gelmemişti.
Negative SentencesThey  had not been married when I was born.Ben doğduğumda onlar evli değildi.
Negative SentencesUntil he went to England, he had not spoken English.İngiltere’ye gidene kadar İngilizce konuşmuyordu.
Negative SentencesYou had not  studied hard.Sıkı çalışmamışsınızdır.
Question SentencesHad you completed the task?Görevi tamamladınız mı?
Question SentencesHad she come late to the school?Okula geç mi gelmişti?
Question SentencesHad they been married when I was born?Ben doğduğumda onlar evli miydi?
Question SentencesHad he spoken English until he went to England?İngiltere’ye gidene kadar İngilizce konuşmuş muydu?
Question SentencesHad she done her homework?Ev ödevini yapmış mıydı?

Spelling Rules/Yazım kuralları

Fiil -e ile biterse, sadece -d ekleriz

Example:

  • love– loved (not: loveed)

Son ünsüz kısa vurgulu bir ünlüden sonra iki tane olur

Example:

  • admit– admitted

İngiliz İngilizcesinde bir sesli harften sonra son ünsüz -l her zaman iki tane olur, ancak Amerikan İngilizcesinde değildir.

Example:

  • travel– travelled (British), traveled (American)

Fiilin sonunda -y varsa -i ile değişir

Example:

  • hurry– hurried

 

Zaman belirteçleri/Signal Words 

  • already, just
  • never, not yet
  • once, until that day

 

Past perfect vs past simple karşılaştırma

  • Past perfect simple: I had fixed
  • Past simple: You arrived

Past perfect simple, hangi olayın önce gerçekleştiğini göstermek için geçmişteki olayları sıralamak için kullanılır.

Compare (Karşılaştırma)

 

The music started when the curtains opened.Past simple + past simple: perdelerin açılmasıyla aynı anda müzik başladı.
The music had (already) started when the curtains opened.Past perfect simple + past simple: müzik başladı ve sonra perdeler açıldı.

 

Geçmiş zaman genellikle iki olayın zamanı arasında daha güçlü bir bağlantı olduğunu gösterir.

 

Compare (Karşılaştırma)

 

When she came through the door, everyone shouted, ‘Surprise! Happy Birthday!’.Past simple + past simple: Bu cümle, kız kapıdan içeri girdiğinde herkesin hemen bağırdığını gösteriyor ‘Surprise!’.
When she had read all the greetings cards, she made a short thank-you speech.Past perfect simple + past simple: bu cümle, konuşmasını yapmadan önce kartları okumayı bitirdiğini vurguluyor.

 

Past perfect tense kullanıldığı yerler

Past Perfect tense, geçmişteki başka bir eylemden önceki eylemi ifade eder. Bu geçmişte geçmiştir. Örneğin:

 

SentenceTürkçesi
I wasn’t hungry. I had just eaten.Aç değildim. Az önce yemek yemiştim.
had caught ten fish before my dad caught one.Babam bir tane yakalamadan önce ben on tane balık tutmuştum.
We had lived in Kızılcahamam before we came Ankara.Ankara’ya gelmeden önce Kızılcahamam’da oturduk.
If I had studied harder, I’d have passed this test.Daha sıkı çalışsaydım bu testi geçerdim.
They were hungry. They had not eaten for five hours.Açlardı. Beş saattir yemek yememişlerdi.
I didn’t know who he was. I had never seen him before.Onun kim olduğunu bilmiyordum. Onu daha önce hiç görmemiştim.
When we found our dog, he had gotten stuck in a fence.Köpeğimizi bulduğumuzda bir çite sıkışıp kalmıştı.
He’d started a new painting when I entered the studio.Stüdyoya girdiğimde yeni bir resim yapmaya başlamıştı.
Before we could even ask, they’d already gotten us refills.Daha biz soramadan, bize yedekleri çoktan getirmişlerdi.
I had just finished my breakfast when Zach knocked on the door.Zach kapıyı çaldığında kahvaltımı yeni bitirmiştim.
After she had finished the university, she found a very good job.Üniversiteyi bitirdikten sonra çok iyi bir iş buldu.
She had not eaten much of her porridge when a spider frightened her away.Bir örümcek onu korkutup kaçırdığında yulaf lapasının çoğunu yememişti.
She didn’t eat any of the stew because she had already eaten a big lunch.Zaten büyük bir öğle yemeği yemiş olduğu için güveçten hiç yemedi.
She swore that a creepy statue had been in the hallway just a moment ago.Az önce koridorda ürkütücü bir heykelin olduğuna yemin etti.
The train left at 9am. We arrived at 9:15am. When we arrived, the train had left.Tren sabah 9’da hareket etti. 9: 15’te vardık. Vardığımızda tren kalkmıştı.
When the detective arrived, the police had already built a perimeter around the crime scene.Dedektif geldiğinde, polis olay yerinin çevresini çoktan çevrelemişti.
If the spider had not frightened her, she would have finished her porridge sitting on her tuffet.Örümcek onu korkutmasaydı, tüfesinin üzerinde oturarak yulaf lapasını bitirirdi.

 

 

Örnek cümleler

 

SıraSentenceTürkçesi
1We had believed you.Biz sana inanmıştık.
2Had he lived in Florida?Florida’da mı yaşamıştı?
3You had not studied hard.Sıkı çalışmamıştın.
4He had not lived in Florida.Florida’da yaşamamıştı.
5Why had he been so angry?Neden bu kadar sinirliydi?
6I had returned to university.Üniversiteye dönmüştüm.
7Had she done her homework?Ödevini yapmış mıydı?
8I hadn’t seen what happened.Ne olduğunu görmemiştim.
9Linda had appeared confused.Linda’nın kafası karışmış görünüyordu.
10He had gone when she became ill.Hastalanınca gitmişti.
11She had come late to the school.Okula geç gelmişti.
12They had understood the subject.Konuyu anlamışlardı.
13When had you written this novel?Bu romanı ne zaman yazdın?
14My father had taught me swimming.Babam bana yüzme öğretmişti.
15She had met him before the party.Onunla partiden önce tanışmıştı.
16Had they gone out when you called?Sen aradığında dışarı çıkmışlar mıydı?
17Had they understood what happened?Ne olduğunu anlamışlar mıydı?
18They had gone out when you called.Sen aradığında dışarı çıkmışlardı.
19He had left when I went to the club.Ben kulübe gittiğimde gitmişti.
20He had resigned before he was fired.Görevden alınmadan önce istifa etmişti.
21The baby had cried till the morning.Bebek sabaha kadar ağlamıştı.
22What had you heard from the outside?Dışarıdan ne duymuştun?
23Had the woman cried till the morning?Kadın sabaha kadar ağlamış mıydı?
24Had they been married when I was born?Ben doğduğumda onlar evli miydi?
25They had not gone out when you called.Sen aradığında dışarı çıkmamışlardı.
26After the film had started, we arrived.Film başladıktan sonra geldik.
27He had just escaped when the police came.Polis geldiğinde henüz kaçmıştı.
28I had cleaned the house before they came.Onlar gelmeden evi temizledim.
29I hadn’t played tennis before this match.Bu maçtan önce tenis oynamamıştım.
30When I return home, she had already left.Eve döndüğümde çoktan gitmişti.
31The baby had cried before her father came.Bebek, babası gelmeden önce ağlamıştı.
32I had made a decision before you called me.Sen beni aramadan önce bir karar vermiştim.
33She had done her homework so she was happy.Ev ödevini yaptığı için mutluydu.
34They  had not been married when I was born.Ben doğduğumda evli değillerdi.
35When she arrived, the bus had already left.Geldiğinde otobüs çoktan hareket etmişti.
36I had not cleaned my office before they came.Onlar gelmeden önce ofisimi temizlememiştim.
37I had not cleaned the house before they came.Onlar gelmeden evi temizlememiştim.
38I had seen her once long years ago in Madrid.Onu uzun yıllar önce Madrid’de görmüştüm.
39She had not done her homework so she was sad.Ödevini yapmadığı için üzgündü.
40Had the water boiled when you went to kitchen?Mutfağa gittiğinizde su kaynamış mıydı?
41I had lived in London, before I moved to Paris.Paris’e taşınmadan önce Londra’da yaşamıştım.
42I had never seen a lion before I went to Africa.Afrika’ya gitmeden önce hiç aslan görmemiştim.
43By the time I returned home, he had already left.Eve döndüğümde çoktan gitmişti.
44By the time we came, she had finished the project.Biz geldiğimizde projeyi bitirmişti.
45My mother had written three books before she died.Annem ölmeden önce üç kitap yazmıştı.
46We had prepared their rooms before my family came.Ailem gelmeden odalarını hazırlamıştık.
47When I came home, they had already eaten the meal.Eve geldiğimde yemeği çoktan yemişlerdi.
48He had watered the flowers before she went shopping.Alışverişe gitmeden önce çiçekleri sulamıştı.
49I had not washed the dishes until you came the home.Sen eve gelene kadar bulaşıkları yıkamamıştım.
50The bus had gone by the time Mia got to the bus stop.Mia otobüs durağına vardığında otobüs gitmişti.
51The police had warned those people many times before.Polis bu kişileri daha önce defalarca uyarmıştı.
52She had washed her hands before she cooked the dinner.Akşam yemeğini pişirmeden önce ellerini yıkamıştı.
53They had already gone away, before the police arrived.Polis gelmeden önce çoktan uzaklaşmışlardı.
54Until he went to England, he had never spoken English.İngiltere’ye gidene kadar hiç İngilizce konuşmamıştı.
55Cristiano Ronaldo had not scored against Sevilla before.Cristiano Ronaldo daha önce Sevilla’ya gol atmamıştı.
56I had never seen him for 5 days. But I saw him yesterday.Onu 5 gündür hiç görmemiştim. Ama onu dün gördüm.
57They had owned this car for ten years before they sold it.Bu arabaya satmadan önce on yıl boyunca sahip olmuşlardı.
58When her husband died, they had been married for 30 years.Kocası öldüğünde 30 yıldır evliydiler.
59You had not said that there is a problem before they said.Onlar söylemeden önce bir sorun olduğunu söylememiştin.
60I had never seen such a nice beach before I went to Hawaii.Hawaii’ye gitmeden önce hiç bu kadar güzel bir plaj görmemiştim.
61Stewart had not met with Jessia before the party was started.Stewart, parti başlamadan önce Jessia ile görüşmemişti.
62Until he went to England, he had not (hadn’t) spoken English.İngiltere’ye gidene kadar İngilizce konuşmamıştı.
63By the time the doctor arrived, the soldier had bled to death.Doktor geldiğinde, asker kan kaybından ölmüştü.
64Had Lilly gone to a Japanese course before she moved to Japan?Lilly Japonya’ya taşınmadan önce bir Japonca kursuna gitmiş miydi?
65She had not arranged a meeting with them before they asked for.Onlar istemeden onlarla bir görüşme ayarlamamıştı.
66He had lived in Florida for ten years before he moved to California.Kaliforniya’ya taşınmadan önce on yıl Florida’da yaşamıştı.
67My father and mother had been married for two years when I was born.Ben doğduğumda annemle babam iki yıllık evlilerdi.
68Chloe had not visited Paris until she moved there because of her job.Chloe, işi nedeniyle oraya taşınana kadar Paris’i ziyaret etmemişti.
69Had Leonard and Rex finished all food before their trip was not finished?Leonard ve Rex yolculukları bitmeden tüm yiyecekleri bitirmiş miydi?
70My brother had already known four languages, before he started travelling.Ağabeyim seyahat etmeye başlamadan önce zaten dört dil biliyordu.

 

Tavsiye yazı: 

Hafıza teknikleri: Hafızanızı geliştirmeniz için 29 Altın Yöntem [Bilim destekli]

Test&Quiz. Kendinizi test edin

 

Bu yazıyı çevrenle paylaş;
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir