Bu makalede mavi okyanus stratejisini okluyacaksınız.
108 firmada ürün geliştirme üzerine bir araştırma yapılmış.
Yapılan ürün geliştirmelerin sadece 14%ü yeni pazar yaratmaya yönelik ürünler iken 86%sı var olan ürünlerin üzerine geliştirme şeklinde olmuş.
Ürün geliştirme gelirlerin 62% sini oluştururken karın sadece 39%unu oluşturmuş.
Pazar yaratmaya yönelik olan 14%’e yapılan yatırım cironun 38%ini karın 61%ini oluşturmuş.
Yeni okyanuslara açılan firmalar ürünleriyle daha fazla kar yaparken, olduğu pazarda konum koruyan kızıl okyanusta cebelleşen firmalar ise büyümede daha az ivme kazanıyorlar.
Ne yazık ki birçok firma rekabetin içinde kızıl bir okyanusta çabalıyor.
Nedir mavi okyanus ve kızıl okyanus?
Kızıl Okyanuslar, rekabetin yaşandığı, günümüzde mevcut olan endüstrilerin herhangi biridir. Mavi okyanuslar ise rekabetin henüz yeşermediği yeni bir pazarlardır.
Kızıl okyanuslarda endüstrinin sınırları belirlenmiş ve kabul edilmiştir.
- Oyunun rekabet kuralları bilinir.
- Amacı rekabete galip gelmek, değer-maliyet değiş tokuşu yapmaktadır.
- Mevcut talebi kendi için kullanmaya odaklanır.
- Pazar kalabalıklaştıkça, kar ve büyüme olasılığı azalır.
- Yani biraz sert geçer kızıl okyanusta rekabet.
Ama…
“En iyi savaşçı savaşmadan kazanandır.” der Sun Tzu, Savaş Sanatı adlı kitabında, ki Mavi Okyanusu en büyük destekleyen sözlerden birisidir. Çünkü Mavi Okyanusta savaşa girmek öğütlenmez, savaştan kaçınıp kendine bir sanat yaratmak öğütlenir.
Mavi Okyanuslar, açılmamış pazar alanı, talep yaratma ve yüksek karlı büyüme fırsatıdır. Amacı rekabeti anlamsız kılmak, değer-maliyet değiş tokuşunu yıkmaktır.
- Mavi okyanusların bir çoğu mevcut endüstrilerin sınırlarını genişleterek kızıl okyanuslardan yaratılır.
- Mavi okyanuslar rekabete ilgisizdir, çünkü oyunun kuralları belirlenmeyi beklemektedir.
Kırmızı Okyanus ve Mavi Okyanus Arasındaki Fark Nedir?
Stratejiyi daha iyi anlamak için bu iki temel kavramı birbirinden ayırmak gerekir:
Kırmızı Okyanus (Mevcut Pazarlar): Günümüzdeki geleneksel pazar alanlarını temsil eder. Sınırları bellidir, kuralları herkes tarafından bilinir ve rakipler çoktur. Şirketler mevcut talepten daha fazla pay alabilmek için agresif bir rekabet yürütür. Pazar kalabalıklaştıkça kâr marjları düşer ve büyüme zorlaşır. Rekabetin sertliği sebebiyle bu sular “kanlı/kırmızı” olarak adlandırılır.
Mavi Okyanus (Yeni Pazarlar): Henüz keşfedilmemiş, rekabetin olmadığı veya önemsizleştiği yeni pazar alanlarını ifade eder. Burada amaç rakibi yenmek değil, rekabeti tamamen gereksiz kılmaktır. Mavi okyanusta talep savaşı yapılmaz; yeni bir talep yaratılır. Bu sayede hem yüksek kârlılık hem de hızlı büyüme imkânı doğar.
Mavi Okyanus Stratejisinin Temel Taşı: Değer İnovasyonu
Mavi okyanus yaratmanın merkezinde “Değer İnovasyonu” (Value Innovation) yer alır. Geleneksel stratejiler genellikle “Düşük Maliyet” ya da “Yüksek Değer/Farklılaşma” arasında bir seçim yapmayı gerektirir. Mavi Okyanus Stratejisi ise bu iki unsuru aynı anda sunmayı hedefler.
Değer inovasyonu, bir yandan müşteriye sunulan değeri artırırken diğer yandan şirketin maliyet yapısını düşürmeyi başarabilmektir. Böylece hem tüketici hem de firma için büyük bir sıçrama gerçekleşir.
Mavi Okyanus Yaratmak İçin 4 Adım Formülü (ERRC Modeli)
Bir işletmenin kendi mavi okyanusunu yaratabilmesi için sektöründeki kabulleri sorgulaması gerekir. Bunun için 4 temel soruya yanıt aranır:
Yok Et (Eliminate): Sektörde uzun süredir kanıksanmış ancak müşteriye artık gerçek bir değer katmayan hangi unsurlar tamamen ortadan kaldırılmalı?
Azalt (Reduce): Sektör standartlarının üzerinde olan ancak maliyeti artıran hangi hizmet veya özellikler standartların altına çekilmeli?
Yükselt (Raise): Sektörün sunduğu standartların çok üzerine çıkarılması gereken unsurlar nelerdir?
Yarat (Create): Sektörde daha önce hiç sunulmamış, tamamen yeni hangi değerler ve deneyimler yaratılmalı?
Başarılı Mavi Okyanus Örnekleri
Bu stratejinin ne kadar dönüştürücü olduğunu gösteren en bilinen örneklerden bazıları şunlardır:
Cirque du Soleil: Geleneksel sirk sektörünün krizde olduğu bir dönemde hayvanlı gösterileri, meşhur palyaçoları ve pahalı yıldız oyuncuları sistemden çıkardı (Maliyetleri düşürdü). Bunun yerine sirki tiyatro, bale ve müzikle birleştirerek yetişkinlere yönelik sofistike bir gösteri anlayışı yarattı (Değer kattı). Böylece sirk izlemeyen yepyeni bir müşteri kitlesi edinerek kendi mavi okyanusunu oluşturdu.
Nintendo Wii: Oyun konsolu pazarında Sony (PlayStation) ve Microsoft (Xbox) grafik kalitesi ve işlemci gücü yarışındayken, Nintendo bu rekabete girmedi. Hareket algılayıcılı basit bir kumanda geliştirerek çocuklardan yaşlılara kadar tüm aileyi kapsayan eğlenceli bir pazar yarattı.
Uber & Airbnb: Ulaşım ve konaklama sektörlerindeki geleneksel yapıyı bozarak, var olan varlıkları dijital platformlar aracılığıyla yeni bir iş modeline dönüştürdüler ve devasa birer mavi okyanus inşa ettiler.
- TATA Motors: Son zamanlarda çıkardıkları “‘Nano araba” – ‘Dünyanın en ucuz arabası’ mottolarını birleştirerek düşük maliyet ve farklılaştırma tratejilerinin birleşimini mavi okyanus stratejisi olarak kullandı.
- Apple: Laptop pazarında rekabet etmek yerine iPad çıkararak yeni bir Pazar yarattı.
- Bisiklet firmaları ise aslında toplumun 20% nin bisiklet kullandığı bir pazarda rekabet ediyor. Fırsat olarak aslında büyük bir Pazar var.
Sonuç: Kendi Okyanusunuzu Keşfedin
Sürekli fiyat savaşlarının yaşandığı, pazarlama bütçelerinin eritildiği ve kârların küçüldüğü Kırmızı Okyanuslarda sıkışıp kalmak bir zorunluluk değildir. Mavi Okyanus Stratejisi, işletmelere ezber bozma, ezber bozarken maliyetleri kontrol altında tutma ve kendi kurallarını koyacakları yeni pazarlar inşa etme fırsatı sunar.
Unutmayın; sürdürülebilir başarı, başkalarının açtığı yoldan daha hızlı koşmakla değil, henüz kimsenin yürümediği yeni yollar inşa etmekle mümkündür.
Bu yazılar da ilgini çekebilir;
SWOT Analizi Nedir? 1 Örnek
20 Müşteri Tipi / Sınıflandırma Ve Müşteri Segmentasyon Rehberi
Piyasada İkinci Olmanın 8 Faydası
Türkiye Kırtasiye Sektör Analizi | 10+ Çarpıcı Analiz
2008’den beri pazarlama dalında çalışıyorum. 2014’ten beri markamuduru.com’da yazıyorum. İnanıyorum ki markalaşma adına ülkemizde inanılmaz bir potansiyel var ve markalaşmak ülkemizi fersah fersah ileri götürecek. Kendini yetiştirmiş marka müdürlerine de bu yüzden çokça ihtiyaç var. Ben de öğrendiklerimi, araştırdıklarımı, bildiklerimi burada paylaşıyorum. Daha fazla bilgi için Hakkımda sayfasını inceleyebilirsiniz.