İngilizce çalışırken motivasyon ve verim kaynağı 10 süper teknik [Bilimsel dayanaklı]14 min read

İngilizce öğrenmek uzun bir süreç.

 

Ustalık seviyesi en az 1 yıl gibi bir süre gerektiriyor.

İngilizce çalışırken motivasyonunuzu uzun süre canlı tutmanız gerek.

Bir araştırmaya göre seviye bazlı sınavlar, öğrencilerin ilerlediğini hissettirdiği için ingilizce çalışırken motivasyonlarını canlı tutuyor.

 

Aynı zamanda bir sonraki aşamada çalışmak için daha motive oluyorlar. Özgüvenleri artıyor.

İngilizce öğrenirken hangi seviyede olduğunuzu bilmeniz gerekir. Bu sizi daha bilinçli bir öğrenci yapar.

 

İçerik gizle
2 İngilizce çalışırken motivasyonunuzu ve veriminizi arttıracak yöntemler

İngilizce öğrenmek ne kadar sürer.

İngilizcede bir kaynağa göre 171.474 kelime bulunuyor. Bunların hepsini öğrenmek kimsenin hedefi değil. Pek mümkün de gözükmüyor. Turkish Polyglot Mustafa Erdoğan’a göre kendinize doğru yöntemlerle günlük konuşma için en az 6 ay, ustalık için en az 1-2 yıl vermeniz gerek.

İngilizce çalışırken motivasyon

Bu uzun öğrenme yolculuğunda zamanınızı verimli geçirebilmeniz ve ingilizce çalışırken motivasyonunuzu canlı tutmanız için seviyenize, sağlığınıza ve çalışma metodlarınıza dikkat etmelisiniz.

İngilizce çalışırken motivasyonunuzu ve veriminizi arttıracak yöntemler

İngilizce seviyenizi takip edin

1- İngilizce’de hangi seviyede olduğunuzu anlamak için testlere girin.

İsminde Avrupa geçse de tüm dünyada kabul görmüş CEFR standardlarına göre (Common European Framework of Reference for Languages) ingilizcenizi 6 seviyede ölçebilirsiniz.

Tüm bildiğiniz kelime sayısı ve akıcılığınızı ölçmek için testlere sokup seviyenizi ölçüyorlar. Siz kendi seviyenizi de hissederek bulabilirsiniz. En çok kullanılan seviye sistemi şu şekilde;

 

SeviyeKelime sayısıMin çalışma saatiIELTSTOEFL
A1Başlangıç700100 saat
A2Turist seviyesi1.500200 saat
B1Sosyal akıcılık2.500400 saatLevel 457-86
B2Neredeyse usta4.000600 saatLevel 5-687-109
C1İleri8.000800 saatLevel 7110-120
C2Usta16.0001.200 saatLevel 8-9

 

CEFR ingilizce seviye ölçümü için site örneği

https://www.englishradar.com/english-level-test/

Yukarıdaki özet tablonun daha uzun ve detaylı halini aşağıda inceleyin. Ne zaman ustalaşacağınızı anlamanız için güzel bir örnek.

SeviyeA1A2B1B2C1C2
BaşlangıçHızlı ilerliyorsunEşiği aşıyorsunSağlamlaşıyorsunVerimli kullanıyorsunUstasın
Kelime sayısı7001.5002.5004.0008.00016.000
Min çalışma saati100 saat200 saat400 saat600 saat800 saat1.200 saat
IELTSLevel 4Level 5-6Level 7Level 8-9
TOEFL57-8687-109110-120
AçıklamaSuper-beginnerSurvival İngilizcesiİngilizce konuşan işyeri ve okullarda yeterlidirİş ve akademik ingilizceyi anlayıp kullanabirsiniz.Ustalık seviyesidir, dil içselleştirir
AnlamaGünlük hayata dair tanıdık kelimeleri yavaş konuşukduğunda anlarım.Nativelerin basit konuşmalarını biraz anlar. Kişisel ve ailevi kelimeleri anlar, alışveriş, sokak ve adres gibi temelleri anlar.A2den B1’e çok fark vardır. Okul, iş, aile, keyif ile ilgili uzun cümleleri anlar. Radyo veya TV deki programların ana konularını anlar. Hala yavaş konuşulmasına ihtiyaç duyar.Konu tanıdık olduğunda uzun konuşmaları, dersleri, karışık cümleleri anlayabilir. Birçok TV programını anlar. Filmlerin birçoğunu anlarHemen hemen komplex her şeyi anlar. TV ve filmleri eforsuz anlar. Cümleler düzgün olmasa bile anlatılanı çözebilir.Konuşmaları altyazısız izleyebilirsiniz. Telefondakileri anlar. Başka aksanları anlayabilirsiniz
İmaları, ince farkları ve şakaları anlamaHenüz değilHenüz değilNative konuşmasındaki nüansları, imaları ve şakaları yakalamaya başlarsınızNüanslara ve imaları da yazabilir ve konuşabilir, standup komedyenleri anlar
KonuşmaSık kullanılan ifadeler ve kelimeleri kullanırKendini basitçe ifade eder. Basit ve günlük ev işleri, aile içi konuşmalar, sosyalleşme konuşmaları yapabilir.Tecrübelerinizi ve isteklerinizi anlatabilirsiniz.Bir native ile belli bir spontanlıkta ve akıcılıkta kendi bildiğim konularda iletişim kurabilirim. Kendi aksanınız ve tonlamanız daha hakimdir.Uzun sohbetlere katılabilirsiniz. Kontrollü konuşmadan otomatik konuşmaya geçişYerliye yakındır, tam bir yerli değildir.
Konuşma hızıYavaş ve kesik kesik konuşurYavaş konuşurKonuşurken yavaşsınızÖzgüven ve kontrolünüz artmıştırKendiliğinden ve akıcı şekilde kendini ifade edebilirler.
Bilmediğin konularda cesaretDiyalog başladığında tüm fikirler uçup giderBildiğiniz konularda tartışmalara aktif katılabilirsiniz.Bilmediğiniz konuları da dinleyebilirsiniz.Her türlü konu hakkında duraksamadan konuşur ve yazar
Sözcük kullanımıKesik kesik konuşur,Doğru kelimeyi arar, Konuşurken sözlüğe bakabilirFikrini basitçe bilindik konularda ifade eder. Kendini ve ailesini, yaşam koşullarını, eğitim geçmişini, işini basit ve sıralı ifadeler veya cümlelerle ifade edebilir.Fikrini basitçe bilindik konularda ifade eder. Kendini ve ailesini, yaşam koşullarını, eğitim geçmişini, işini basit ve sıralı ifadeler veya cümlelerle ifade edebilir.Nativelerin kelime seçimlerine ve doğal telafuzlarına daha çok dikkat edersiniz.B2nin 2 katı kelime dağarcığınız vardırSohbetlerde önceden düşünmeye gerek kalmaz. Türkçeden çevirmeden konuşur
DilbilgisiBasit ezberlenmiş cümleleri kolay konuşur. Cümlelerin 70%’ı gramer kurallarıyla uyumlu değildir.Şimdiki, geçmiş ve gelecek fiil çekimlerini anlarAz kelime kullanırsınızKarmaşık cümleler kurabilirsiniz.Renkli phrase (kelime öbekleri) kullanmaya başlarsınızEforsuz konuşabilir
YazmaKısıtlı dil bilgisi, kısa yazılar yazabilir, kartpostal, kişisel formları doldurabilir.Hobi, ilgi alanlarını, ilgi alanlarını basit kelimelerle basitçe yazabilirBirçok konuda detaylı ve açık metinler yazabilir. Essay, rapor, kişisel hikayeler yazabilir.Doğruluğunu kulak dolgunluğu ile ölçmek
OkumaReklam, posterdeki kısa metinleri anlayabilirKısa ve basit metinleri okuyabilir, menü, takvim, saat, tabela ve uyarıları anlarOlayların tariflerini, duyguarı ve isteklerin tanımarını anlayabilir.Güncel konularla ilgili makale ve raporları okuyabilir.Çok çeşitli ve uzun ingilizce metinleri anlayabilirsiniz.
İş dünyasıEmaile kısa cevaplar verebilirİş hakkında sık kullanılan ifadeleri yavaş konuşulduğunda anlarKonuşma yapmak için çok hazır hissetmeyebilirsiniz.İngilizce sunum yapabilirsinizİş ve akademik ingilizceyi kullanabilirsiniz.
Günlük sohbetSorulara kısa cevaplar veriir. Saat kaç, buluşma ne zaman vbGünlük kısa konuşmalarHazırlık yapmadan günlük diyaloglara girerken özgüveni hissedersiniz.Diyaloglarda daha natürel durursunuzFikirlerinizi akıcı aktarabilirsinizİngilizceyi hayatının bir parçası olarak görebilir
Gezi, alışverişGezide anonsları anlayabilirsinizAlışverişte isteklerinizi tam ifade edersinizİngilizce konuşan ülkede yaşayabilirsiniz.
İlerlemeİlerleme süreci yavaşlıyor gibi hissedebilirsiniz.
Gelişim tavsiyeİngilizce makaleler yazınBilmediğiniz konular hakkında okuyunNativelerle konuşmak hızlandırır

 

2- “Artık ben akıcı ingilizce konuşabiliyorum”u ne zaman söyleyebiliriz?

  1. bir ifadenin doğru olup olmadığını kulağınızla ölçtüğünüzde (“it sounds right” aşaması)
  2. dili içselleştirdiğinizi hissettiğinizde
  3. stand-up komedyenleri anlamaya başladığınızda
  4. şaka yapabildiğinizde
  5. bir sohbette rahat edebildiğinizde
  6. anlamı çok yakın cümlelerdeki ince farkı farkedebildiğinizde
  7. insanların tavrından cümledeki imayı anlayabildiğinizde (örneğin; bir cümle söylüyor ama aslında tam tersini kastediyor)
  8. doğrudan anadilinizden çevirmediğinizde
  9. yaptığınız aksanın önemli olmadığını anladığınızda
  10. eforsuz bir şekilde duygularınızı ifade ettiğinizde
  11. diyalog başladığında birden tüm fikirleriniz uçup gitmediğinde
  12. en az bir aksanı iyice konuşabildiğinizde
  13. gramer tenselerini eforsuz konuşup anlayabildiğinizde
  14. telefonda konuşulanı anlayabildiğinizde
  15. diğer ülkeler kendi aksanlarıyla konuştuklarında onları anlayabildiğinizde
  16. kontrollü konuşmadan otomatik konuşmaya geçtiğinizde
  17. izlediğiniz videonun türkçe mi ingilizce mi olduğunu hatırlamadığınıza

 

3- İngilizce çalışırken motivasyonunuz bir dönem çok düşecek ama geçecek. Devam edin.

Sporda olduğu gibi ilk ingilizce öğrenme sürecinde hızlı bir giriş sonrası zevksiz ve amaçsız bir döneme gireceksiniz. İlk 2 ay çok hızlı geçecek. Bu dönemi çok iyi değerlendirmelisiniz.
Amaçsız ve motivasyonsuz döneme girmiş olabilirsiniz. Buna plato diyorlar ve hiç ilerlemiyormuşsunuz gibi gelebilir. Devam edin, ara ara zıplamalar yaşayacaksınız.

4- İngilizce öğrenme sürecinize aşamalı hedef koyun.

Dil öğrenme çok uzun bir süreç. Aşamalı şekilde hedef koyarsanız ve her aşamada kendinizi ödüllendirirseniz, ingilizce çalışırken motivasyonunuzu korursunuz ve mutlu şekilde bir sonraki aşamaya geçersiniz.

Araştırmalar göstermiş ki hedef koyan ve bunu yazan kişiler daha başarılı oluyormuş.

5- Çalışmayı hiç bırakmayın. Sıkılsanız da devam edin.

Birkaç hafta içinde ingilizcenize daha zevkli ve neşeli bakmaya başlayacaksınız. Daha fazla çalışmak için fırsat kollamaya başlayacaksınız. Bilinçaltı bu süre içinde alttan alta çalışıp daha önce öğrendiklerinizi yerine yerleştiriyor. Birçok bilgi yerine yerleşip daha da netleşecek. Bu süreç sık karşılaşılan bir durum.

 

İngiliz ve Amerikan kültürünü tanıyın

6- İngiliz ve Amerikan kültürünü de araştırın

İngilizce çalışırken motivasyonunuz korumanın yollarından diğeri de amerikan ve ingiliz kültürünü de öğrenmeniz. Siz kendiniz amerikan kültürünü de araştırıp yaşantılarını anlamaya çalışın.

Dildeki deyimlerin ve atasözlerinin de kökenlerini öğrenirken yaşam tarzlarından geldiğini anlayacaksınız. ingilizce çalışırken motivasyonunuzu koruyacaksınız ve öğrenmeniz daha da kolaylaşacak.

Tavsiye yazı: Amerikan kültürü ve alışkanıkları

Örneğin;

  • İngiltere’de eski zamanlarda çatılarda bolca doğal malzeme kullanılıyor ve kediler ve köpekler de çatılarda yaşamak istiyorlar. Fakat ingiltere çok yağmurlu olduğu için her şiddetli yağmur yağdığında çatı kayganlaşıyor. Üzerindeki kedi ve köpekler de kayarak aşağı düşüyorlar. Camdan dışarı bakıp çatıdan düşen kedi ve köpekleri gören kişilerin de “kedi köpek yağıyor” anlamında “It’s raining cats and dogs” demelerinin sebebi ve kökeni bu. Yani deyimlerin bir hikayesi bulunuyor. Hemen aklınızda kaldı değil mi? Hafızanızda hikayeler daha fazla yer edindiği için biraz araştırmayla birçok bilgi edinebilirsiniz.

Fiziki sağlığınıza dikkat edin

7- Zihninizi canlı tutacak besinlerle besleyin

Otururum, çalışırım hemen olur demeyin. Zihin çalışırken enerji tüketiyor. Onu beslemelisiniz.

  • B vitamini odaklanmayı arttıran en önemli vitaminlerden.
  • Günde 8 bardak su için. Su olmadan zihin odaklanamaz.
  • Egzersiz yapın, kan dolaşımı artsın.
  • 7 saat uyumaya çalışın.
  • Omega 3 veya balık yağı hapı alın.
  • Elmanın hafızaya faydası var. İçinde acetylcholine bulunuyor.
  • Kabak çekirdeği odaklanmaya faydalıdır.
  • Oksijen almak için arada dışarı çıkın.

 

8- Yaşınız büyükse hafızanız daha iyi çalışır, avantajını kullanın.

Bir araştırmaya göre yetişkinler yabancı dili çocuklardan daha kolay öğreniyorlar.

Birçoğu insan yeni bir dil öğrenmek için çok yaşlıyım diyebilir. Bu fikir ingilizce çalışırken motivasyonunuzu kırabilir. Ama aslında yetişkinler çocuklara göre çok daha iyi öğreniyorlar.

Bir araştırmada 5 yaş, 8 yaş, 12 yaş ve yetişkinler bir deneye dahil edilmiş. 5 yaş çocuklar iyi performans gösteremediği için deneyden çıkarılmış. Deneyde yetişkinlerin kuralları ve kelimeleri daha iyi öğrendiği görülmüş.

Yani yaşınız kaç olursa olsun ingilizce öğrenebilirsiniz. Hafıza eski bilgilerle eşleştirerek veya benzeterek yeni bilgiyi alıyor. Çocuklara göre yetişkinlerin hafıza veritabanı yeni ilişkiler kurmak için daha geniş olduğu için yetişkinlerin hafızaları daha hızlı aksiyon alıyor.

 

Çalışma tekniklerinizi geliştirin

Çalışma tekniğiniz fazla geleneksel ve yeni metodlara kapalı olduğunuzda biraz yavaş ilerlemeniz olasıdır. Zihin ve hafıza keşfedildikçe yeni çalışma yöntemleri gelişiyor. Bu yöntemlerle daha hızı çalışıp kısa zamanda daha fazla verim alabilirsiniz.

9- İngilizce çalışma sıklığınızı arttırın

Haftada her gün 1 saat çalışıp 2 aya yayarsanız çok verim alamayabilirsiniz.

Hergün 4 saat ve 2 hafta boyunca çalışırsanız çok daha fazla verim alabilirsiniz.

Yani verim açısından;

15 gün X 4 saat > 60 gün X 1 saat

Bu sıkı çalışma bilinçaltınıza ciddiyetinizi de gösterir ve hızlı ilerlemenizi sağlar. İlerlemeyi görmek size özgüven kazandırır ve ingilizce çalışırken motivasyonunuzu korursunuz.

Günde 1 saat çalışmanız ilerlemenize katkı sağlamaz. Sürekli unutursunuz.

5 yıl eğitim alıp hiç konuşamayan insanların tıkandıkları nokta çoğu zaman 5 sene haftada 3-4 saat çalışarak öğrenmeye çalışmaları.

Bu süre çok kısa, dikkat dağılmasına çok elverişli bir ortam sağlar. Yoğun çalışmanız çok daha iyi sonuç veriyor.

 *Bonus* Hafıza tekniklerini kullanın.

İngilizce çalışırken motivasyonunuzu kırabilecek şeylerden biri de öğrendiklerinizi çabuk unutmanız. Hafızanızı iyi kullanırsanız unutmanın önüne geçebilirsiniz. Bu da ingilizce çalışırken motivasyonunuzu korumanıza yardımcı olur.

 

Tavsiye yazı: Hafıza teknikleri: Hafızanızı geliştirmeniz için 29 Altın Yöntem [Bilim destekli]

 

10- Dönüşümlü/girişik teknik ile çalışın (interleaving technique)

Dönüşümlü/girişik çalışma tekniği aynı seansta birkaç beceriyi dönüşümlü olarak çalışmak demektir. Blok çalışma ise bir süre sadece bir şeye çalışmak demektir.

Bunun tam tersi sıralı çalışma. Yani bir basketbolcunun;

  • (A)ustalaşana kadar smaç,
  • (B)ustalaşana kadar ribaund,
  • (C)ustalaşana kadar göğüs pası çalışması gibi

Çalışma modeli AAABBBCCC şeklinde.

Uzun süre uzmanlar sıralı çalışmanın en iyisi olduğunu düşünüyordu. Fakat yapılan yeni araştırmalar dönüşümlü/girişik çalışmaların 25% ile 76% arasında değişen öğrenmeyi arttırma etkisi olduğu görüldü. Yani;

  • 15 dk smaç
  • 15 dk ribaund
  • 15 dk göğüs pası

x 3 set

Çalışma modeli ABCABCABC şeklinde.

veya geometri çalışıyorsanız;

  • 15 dk dinleme
  • 15 dk çeviri
  • 15 dk okuma

Birbirine girişik çalışılan bu setten 3 kez dönüşümlü set yaparsanız genel bir anlayış edinip hatırlamanızın etkisini artırıyorsunuz.

Okullarda sıralı çalışmalar daha baskın. Tek odaklanmada tek beceri geliştirme eskiden beri baskın eğitim metodu.

Fakat dönüşümlü çalışma metodu, insana çeşitli konseptler arasında karşılaştırma imkanı da sunuyor.

Bu sonuçtan şunu çıkarıyorlar. Blok blok çalışana göre dönüşümlü çalışan öğrenciler zaman geçse de daha az unutuyorlar. Yani dönüşümlü çalışma tekniği güçlü, stabil ve uzun süreli olabiliyor.

İngilizce öğrenmede dönüşümlü teknik şu şekilde uygulanabilir;

Yeni kelimeler öğrenirken tek bir konuda bir sürü kelime öğrenmeye odaklanmak yerine farklı konulardan kelimeleri aynı anda veya dönüşümlü olarak çalışabilirsiniz. Bu şekilde blok blok iki konuya çalışırken harcayacağınız zamandan daha azını, dönüşümlü çalışarak harcayacaksınız.

 

Bir örnek;

Blok çalışma
OkumaYazmaDinleme

Interleave-dönüşümlü teknik
OkumaYazmaDinlemeOkumaYazmaDinlemeOkumaYazmaDinleme

11- Cornell not tutma sistemini kullanın.

Not tutarken anlatıcının ağzından çıkan herşeyi yazmaya çalışıyorsanız aktif dinleme yapma şansını kaybediyorsunuz demektir.

Daha çok dinleyip daha az ama verimli not tutmak istiyorsanız bilgileri bölüp kategorize edebileceğiniz cornell not tutma metodunu kullanın. Aşağıdaki gibi defterinizi üçe bölün,

1-Fikir bölümü

2-Notlar bölümü

3-Özet bölümü

Cornell metodu taaa 1950’lerde Cornell Universitesinde Prof. Walter Pauk’un denemelerle bulduğu bir yöntemdir.

Sayfayı yukarıdan aşağıya ikiye böleceğiz. Sol taraf konuyu anladıkça yazacağımız anafikir notları, sağ taraf ise detay notlar. En alta da özet bölümü için yer ayırmamız gerekiyor.

Notlar bölümüne dinlediğiniz eğitim dökümanı veya hocanın anlattıklarını yazın. Herşeyi keime kelime yazmanıza gerek yok. Kısa cümlelerle dinlediklerinizden not alın. Şekiller çizin. Semboller ve kısaltmalar da koyabilirsiniz.

Fikir bölümüne notlarınızı aldıktan sonra kullanın. Aldığınız notları özetleyin, anafikirleri çıkarın ve bu bölüme yazın. Kilit noktalar, önemli isimler ve tarihleri de ekleyebilirsiniz. Hangi soruları cevapladığınızı veya araştıracağınızı da not edebilirsiniz.

Özet bölümünde ise bu dersten ne öğrendiğinizin özetini yapın. Eğer bu konuyu birine anlatsaydım nasıl anlatırdım sorusunun cevabını veriyor gibi yazın. Yaptığınız özet dersin tekrarını yapmanızda da yardımcı olur.

12- Notlarınızı kalem ve kağıt ile alın.

Princeton Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre efor sarfedilen notlar öğrencilerin x2 kat daha başarılı olmasını sağlıyor. Bu çalışmanın sonunda efor prensibi ortaya çıkmış. Bir bilgiyi elde etmek için harcadığın zaman artınca öğrenme beceriniz de artıyor. Aşırı kitap okumak veya saatlerce podcast dinlemek, dersi anlayıp içselleştirmediğiniz zaman amacına ulaşmamış oluyor. Bilgiyi sindirmek için sadece dinlemeyin, dinledikten sonra kağıt kalemle not alın ve tekrar dinleyin.

13- Zihin haritası kullanın.

En önemli ve yaygın hafıza tekniklerinden biri de zihin haritasıdır. Bazı konular çok dallıdır. Birbiriyle bağlantısı yoktur ama tek bir noktada birleşir. Bu tip bilgiler için alt kategorileri zihin haritası olarak çizebilir hem anlamanızı hem de hatırlamanızı kolaylaştırabilirsiniz.

Bu bilgiler arasındaki bağlantıyı kurarak yeniden hatırlamayı daha kolay hale getirebilirsiniz. Zihin haritası karmaşık bilgileri bile daha kolay anlaşılır hale getirebileceğiniz pratik hafıza tekniklerindendir.

Zihin haritalarının geçmişi oldukça uzun fakat günümüze Tony Buzan tarafından tekrar gündeme taşınmış ve bize ulaşmıştır.

Zihin haritalarını ingilizce öğrenirken sık sık kuanabilirsiniz.

  • Kelimelerin anlamlarını çeşitlendirirken
  • Flashcard hazırlarken
  • Okuduğunuzu özetlerken vb.

14- Özet yaparken Feynman tekniğini kullanın

Bir çalışma yaptınız ve bitirdiniz.

  • Üstünü kapatın. Ne kadarını hatırlıyorsanız yazın veya konuyu hiç bilmeyen birine sesli şekilde anlatın.
  • Anlamadığınız boşlukları belirleyin.
  • Sonra geri dönüp ilk okuduğunuz yeri tekrar edin.
  • Tekrar anlatın.

Bu kontrol anlamadığınız kısımları farketmenizi ve tamamlamanızı sağlayacak bir hafıza tekniği.

Bu hafıza tekniğinin amacı anladığınızı basitleştirerek küçük bir çocuğa anlatabilmeyi başarmanızdır. Basitçe anlatabiliyorsanız anlamışsınızdır. Anlatırken veya konuyu anlarken zihin haritaları oluşturabilirsiniz.

15- Aynı veriyi çalışırken tekrarları farklı odalarda yapın.

İngilizce öğrenirken birçok tekrar yapacaksınız. Tüm çalışmaları ve tekrarları aynı odada yapmayın. Birçok insan tüm çalışmalarını tek bir odada yapıyor. Araştırmalar tersini gösteriyor.

Farklı odalarda çalışanların hatırlamaları çok daha iyi düzeydeymiş.

Bu araştırmanın sonucunu avantajınıza çevirmek için çalışmalarınızı ve tekrarlarınızı değişik ortamlarda yapın.

Aynı bilgiyi değişik ortamlarda çalışın.

16- Hafıza çalışması yapmadan önce 15 dk yürüyün.

James T. Haynes’in yaptığı bir araştırmaya göre ezber yapmadan önce 15 dakika yürüyen insanların 15 kelimelik bir listeyi daha fazla hatırladığı görülmüştür. Bunu avantaja çevirmek için bir ingilizce dersi dinlemeden önce, ezber yapmadan önce veya flashcard çalışmadan önce 15 dakikalık bir yürüyüşe çıkın, performansınızın arttığını gözlemleyebilirsiniz.

17- Hafızanızı zinde tutmak için çalışırken barok müzik dinleyin.

Barok müzik ile hafıza tekniklerinden alacağınız etkiyi arttırabilirsiniz. İngilizce öğrenirken yabancı kelime öğrenme konusunda yapılan bazı araştırmalar var. Barok müzikle beyin dalgalarını alfa düzeyine çıkarıp öğrenmeyi kolaylaştırıyorsunuz ve hafıza gücünüzü arttırabiliyorsunuz.

Barok müzik ile bilinçaltı kapılarını açmak ve öğrenme potansiyelinizi arttırmak mümkündür.

Iowa üniversitesinde yapılan araştırmalarda barok müziğin kullanılmasının öğrenme kapasitesini 24% arttırdığı bulunmuştur.

Binaural frekanslar tekniği üzerine yapılan başka araştırma sonuçları da, insanın sağ ve sol kulağından farklı frekanslar gönderildiğinde beynin bu iki frekans arasındaki fark kadar frekansta bir moda girdiğini gösteriyor. Yani

  • sağdan 450 frekans
  • soldan 440 frekans gönderildiğinde
  • beyin 10 frekanslık moda giriyor.

Bu da beynin alfa dalga ortamı. Alfa ortamında öğrenme maksimuma çıkıyor.

Çalışırken kulaklıkla şu müziği dinleyebilirsiniz.

Örnek:

https://www.youtube.com/watch?v=rykgaoU5-v0&t=2125s

18- Yüksek sesle seslendirin.

Birşeyi öğrenmek istiyorsanız sessizce defalarca tekrar etmek yerine onu yüksek sesle seslendirin.

Waterloo üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre sesli okumak; hem okuma hem de işitmenin ikili etkisi hafızayı kodlamasına yardımcı oluyor. İngilizce örenme sürecinde gölgeleme veya reading yaparken kullanabilirsiniz.

Waterloo psikologu Colin MacLeod araştırmasında 95 üniversite öğrencisine 160 kelimelik bir listeyi ezberlemeleri için verdiler. Tümü bir mikrofona listedeki kelimeleri okudu. İki hafta sonra takip için geri çağrıldıar. Bölümleme yapıldı.

  • grup: kelimeleri yüksek sesle okudular.
  • grup: kendi sesleriyle kaydettikleri sesleri dinledi.
  • grup: başkalarının ses kayıtları dinletildi.
  • grup: sessizce kelimeleri tekrar okudular.

En çok hatırlayanlar kelimeleri yüksek sesle kelimeleri okuyanlar odu.

Buradan çıkaracağımız sonuç, ingilizce öğrenirken hatırlamak istediğiniz her şeyi yüksek sesle okumalısınız.

19- Kendinizi test edin.

Test yapmak pek zevkli olmayabilir ama zihnin daha fazla çalışmasını sağlıyor. Zihin zorlandığında daha iyi öğreniyor.

Bir araştırmada 3 ayrı grup üzerinde okuma ve kendini test etme denenmiş.


3 ayrı grup aynı sürede çalışmış. Fakat üçü de farklı yöntemler denemiş.

  • grup: dersi 4 kez okumuş
  • grup: dersi 3 kez okumuş 1 kez quiz yapmış
  • grup: 1 kez okuyup 3 kez quiz yapmış.

En başarılı grup en sonraki 3. grup olmuş.

İngilizce öğrenirken kendinizi bolca test edin.

Sonuç olarak

İngilizce çalışmak uzun bir süreç ve kendinizi uzun süre motive ve verimli tutmalısınız. Seviyenizi takip etmeniz, ara ödüller koymanız, kültürü incelemeniz, çalışma verimini arttıracak metodlar kullanmanız, fiziki sağlığınıza dikkat etmeniz motivasyonunuzu canlı tutacak ve veriminizi arttıracaktır.

 

Bu yazıyı çevrenle paylaş;
0Shares

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.