Present Perfect Tense Cümle Örnekleri ve Türkçeyle Karşılaştırmalı Rehber (3 pratik metod)28 min read

Present perfect tense cümle örneklerini anlatırken eğitimciler genelde şunu kullandı

“geçmişte başlayıp günümüzde hala devam eden olaylar için kullanılır”

Yıllarca bu cümleyle öğrendik ama hala present perfect tense cümle kurulumu bize çok pratik gelmiyor.

Present perfect tense cümleler neden zihnimize oturmuyor

Tüm okuduğumuz kitaplarda ve kurslarda bize present perfect tense cümleler anlatılırken şu ifadeler kullanıldı;

  • Geçmişte başlayan ve şimdiye kadar devam eden olaylar,
  • Yakın zamanda tamamlanan işlemler
  • Geçmişteki olayın şimdi ile bağlantısı varsa,
  • Geçmişte olmuş ama olmaya devam eden bir şeyi belirtmek için.

Bunların hepsi present perfect tense cümleler için tabiiki de doğru fakat bunlar bir ingiliz kitabından alınan ve çevirdiğimiz ve bir ingilizin anlayacağı ifadeler.

present perfect tense cümle örnekleri

Türkçe gibi eklemlemeli (agglutinative) ve zaman kavramını fiilin sonuna eklenen eklerle halleden dillerde, İngilizcedeki present perfect tense cümleler

“yardımcı fiil + fiilin 3. hali” (have + done)

mantığı bir “yabancı cisim” gibi algılanıyor.

Present perfect tense Cümle kurulumu (Özet)

Present Perfect Tense Cümle kurulumu örneği/ zamirlere göre

subjectauxiliary verbmain verb
positiveIhavefixedThe car
Youhaveeatenmine.
negativeShehasnotfixedThe laptop
Wehavenotplayedfootball.
questionHaveyoufinished?
Havetheyplayedfootball?

Contractions/kısaltmalar

long formcontractionexample
have…’vethey’ve
have not…’ve not/… haven’tI’ve not/I haven’t
has…’sshe’s
has not…’s not/… hasn’the’s not/he hasn’t

 

Peki neden zihnimize oturmuyor?

Present perfect tense cümleleri daha kolay algılamak için Türkçe dilbilgisi ile karşılaştırmasını bu bölümde inceleyeceksiniz.

Türkçe dilbilgisi vs present perfect tense cümle;

Türkçe’de geçmiş zaman temelde 2 türdür.

-miş’li geçmiş zaman

-di’li geçmiş zaman

 

Bizim için sadece bir -di’li geçmiş zaman olsa da ingilizlere göre bu iki çeşit.

-di’li geçmiş zaman

-> present perfect tense cümle (periyodik –di): Eylem veya sonuç odaklıdır; olayın kendisi veya etkisi şu an için önemlidir

-> simple past tense cümle (noktasal –di) : Zaman odaklıdır; olay geçmişte bir noktada yaşanmış ve bitmiştir.

Türkçede;

Türkçe konuşurken biz genelde:

  • “yaptım”
  • “ettim”
  • “bitirdim”

…derken zaman belirtmeyiz.
Yani İngilizceye çevirirken otomatik olarak Present Perfect tense cümle kurmamız gerekir.

 

İngilizce’de -di’li geçmiş zaman

🔹 Simple Past tense cümle = zaman odaklı (-di / noktasal)

I fixed my car yesterday.
Burada yesterday işi bitiriyor. Zaman damgası var.

🔹 Present Perfect tense cümle = eylem / sonuç odaklı (-di / periyodik)

I have fixed my car.
Zaman yok.
Mesaj: “Artık tamirli.”

present perfect tense cumle

İngilizcede -di’li geçmiş zaman hem simple past hem de present perfect tense cümleleri kapsar. Aradaki fark sadece fiile veya zamana “odak”tır.

Simple past kullanırken odağımız odağımız geçmişte noktasal bir zamandır.

Present perfect tense cümlelerde ise odağımız şimdiye kadar olan periyottur ve yaptığımız iş, eylem, aksiyondur. Yani o eylemi yapmış olmaktır. Deneyim, tecrübe, eylemi yapmışlık bunların hepsinde odak yüklemdir. Geçmişte ne zaman olduğunu sormayız. Geçmişte bir zamanı işaret etmek istersek odağı fiilden alıp zaman zarfına veririz. Ya noktasal zaman zarfını kullanırız ya da yardımcı fiil olan have kullanırız. İkisini de aynı anda kullanmayız.

Aşağıdaki cümle örneklerine bakalım;

I have fixed my car yesterday

I have fixed my car yesterday

Aynı cümlede have yardımcı fiili ile yesterdayi kullanamayız. Ya odağı yesterday e vereceğiz ve have i kaldıracağız ya da have fixed kullanıyorsak yesterday kullanmayız.

Eğer cümlenin içinde

  • yesterday
  • 2 hours ago
  • in 1995
  • last week gibi “belirli bir zaman kutusu” varsa, o cümle %100 Simple Past olmak zorundadır.

İngilizcede Present Perfect tense cümleler, “belirli zaman zarflarıyla” asla yan yana gelmez (Hatta buna “Present Perfect’in yasaklı aşkı” diyebiliriz).

Süreç belirten,

  • for
  • since
  • ever
  • never
  • so far gibi zaman zarflarıyla kullanabilirsiniz.
SoruSimple Past tense cümlePresent Perfect tense cümle
Zaman söyleniyor mu?✅ Evet❌ Hayır
Odak nerede?ZamandaAksiyonda / sonuçta
Türkçedeki karşılığıNoktasal -diPeriyodik / sonuç -di
Zihinsel durumOlay arşivdeOlay hâlâ aktif
Tipik hataGereksiz kullanılırAz kullanılır
ÖrnekI fixed my car yesterdayI have fixed my car

 

Simple past ve Present perfect tense cümlelerin aradaki farkı daha fazla cümle ile anlayalım

Türkçe Cümleİngilizce KarşılığıNeden? (Hızlı Refleks)
“Dün matkabın ucunu kırdım.”Simple Past“Dün” dedin, zaman kutusunu kapattın.
“Eyvah, matkabın ucunu kırdım!”Present Perfect tense cümleZaman yok, “haber” veriyorsun ve şu an uçsuz kaldın.
“Bu arabayı 2015’te aldım.”Simple PastTarih net, geçmişe bir çentik attın.
“Sonunda kendime yeni bir araba aldım!”Present Perfect tense cümle“Bak kapıda duruyor, haberin olsun” mesajı.
“Tüm pilleri şarj ettim, hazırlar.”Present Perfect tense cümleSonuç odaklı; “şu an kullanabiliriz” diyorsun.
“Pilleri pazartesi günü şarj ettim.”Simple PastSadece ne zaman yaptığının raporunu veriyorsun.

 

Buradaki anahtar kuralımız şu: Simple Past bir tarih/saat kutusunun içine hapsolmuştur.

Present Perfect tense cümle ise o kutudan çıkmış, etkisi şu ana taşmış bir haberdir.

Birkaç örnek daha ekleyelim;

#Simple Past (Noktasal/Zaman Odaklı)Present Perfect tense cümle (Etki/Haber Odaklı)Farkın Özeti
1I fixed the car yesterday. (Arabayı dün tamir ettim.)I have fixed the car. (Arabayı tamir ettim.)İlkinde “dün” vurgusu var. İkincisinde “Artık çalışıyor, binebiliriz” mesajı var.
2I cleaned the workshop on Monday. (Pazartesi günü atölyeyi temizledim.)I have cleaned the workshop. (Atölyeyi temizledim.)İlki bir ajanda bilgisi. İkincisi “Girebilirsin, her yer pırıl pırıl” demek.
3I uploaded the video two hours ago. (Videoyu iki saat önce yükledim.)I have uploaded the video. (Videoyu yükledim.)İlki zamanı merak edenler için. İkincisi “Hadi gidin izleyin, yayında” demek.
4It rained an hour ago. (Bir saat önce yağmur yağdı.)It has rained. (Yağmur yağdı.)İlkinde yağış anına odaklısın. İkincisinde yere bakıp “Yerler ıslak, çekim yapamayız” diyorsun.
5I changed the oil last week. (Yağı geçen hafta değiştirdim.)I have changed the oil. (Yağı değiştirdim.)İlkinde bakım periyodu bilgisi veriyorsun. İkincisinde “Motorun yağı taze, sorun yok” mesajı veriyorsun.
6I finished the birdhouse on Sunday. (Kuş yuvasını Pazar günü bitirdim.)I have finished the birdhouse. (Kuş yuvasını bitirdim.)İlki sürecin sonunu anlatıyor. İkincisi “Bak bitti, nasıl olmuş?” diye sergiliyor.

 

 

Present Perfect Tense Cümlelerde Zaman belirteçleri

SentenceTürkçesi
EverHave you ever seen an UFO?Hiç UFO gördünüz mü?
neverI have never gone to Kars.Kars’a hiç gitmedim.
beforeI have never seen like this car before.Daha önce hiç böyle bir araba görmemiştim.
sinceI have lived in Ankara since 19661966’dan beri Ankara’da yaşıyorum.
forI have lived in Ankara for 41 years.41 yıldır Ankara’da yaşıyorum.
yetHave you cleaned your room yet?Odanı temizledin mi?
justI have just finished my work.İşimi yeni bitirdim.
alreadyI have already finished my lesson.Dersimi çoktan bitirdim.
recently/latelyThere have been some change in my life lately / recently.Son zamanlarda / son zamanlarda hayatımda bazı değişiklikler oldu.
overI haven’t seen her over the summer.Onu yaz boyunca görmedim.
so far/up to nowThe doctor has only examined his throat so far / up to now.Doktor şimdiye kadar / şimdiye kadar sadece boğazını muayene etti.

 

Bundan sonraki bölümde biz Türkler nerelerde hata yapıyoruz ve present perfect tense cümle kurmak için nasıl hızlı hamle yapabiliriz.

Türklerin Yaptığı En Yaygın 10 Present Perfect Tense Cümle Hatası

(Simple Past – Present Perfect merkezli)

 

1. “Maili attım” → I sent the email ❌

Doğrusu:
✔️ I’ve sent the email.

📌 Hata sebebi:
Türkçe “attım” diyor ama zaman yok.
İngilizce burada sonuç istiyor.

🔑 Odak aksiyonda → Present Perfect

 

2. “Yaptım” kelimesini otomatik Simple Past sanmak

I did it.
✔️ I’ve done it.

📌 Türkçe tuzak:
“Yaptım” = hem did hem have done

İngilizce sana soruyor:
Ne zaman mı, sonuç mu?

 

3. “Az önce yaptım” → I did it just now ❌

✔️ I’ve just done it.

📌 Türkçe “az önce” diyor ama zaman damgası yok, sadece yakınlık hissi var.

just / already / yet → sonuç odaklıdır

 

4. “Daha önce gittim” → I went before ❌

✔️ I’ve been there before.

📌 before = zaman söylemez, deneyim anlatır.

Deneyim = Present Perfect

 

5. “Hayatımda hiç…” → I never saw this ❌

✔️ I’ve never seen this.

📌 Türkler fark etmeden deneyim cümlesi kuruyor.

Hiç = geçmiş + şimdiye kadar

 

6. “Bitti” → It finished ❌

✔️ It’s finished. / It has finished.

📌 Türkçe sonuç bildiriyor:

“Artık bitmiş durumda”

İngilizce bunu present ile bağlamak ister.

 

7. “Şimdiye kadar” deyip Simple Past kullanmak

I did a lot of work so far
✔️ I’ve done a lot of work so far

📌 so far / up to now / until now
→ %90 Present Perfect tense cümle

 

8. “Bugün yaptım” → I did it today (yanlış bağlamda)

✔️ I’ve done it today.

📌 Eğer bugün hâlâ bitmediyse (gün devam ediyorsa):

Present Perfect tense cümle

❗ Dün = bitti
❗ Bugün = hâlâ açık

 

9. “Zaten yaptım” → I did it already ❌

✔️ I’ve already done it.

📌 already Türkçede geçmiş gibi duyulur ama İngilizcede şimdiyle bağlantı ister.

 

10. Türkçe mantıkla sorulan soru:

Did you ever try sushi?
✔️ Have you ever tried sushi?

📌 “Hiç denedin mi?”
Hayat deneyimi sorusu

 

Hepsini bağlayan TEK FORMÜL

ZAMAN VARSA → Simple Past
ZAMAN YOKSA → Present Perfect tense cümle

 

Present perfect tense cümle mi kuracağımızı nasıl anlayacağız? Hızlı Karar Verdiren Üç Altın Formül

1. Formül: “So far” yöntemi

Present perfect tense cümlelerinde “şimdiye kadar” anlamı var. Cümlenin sonuna “so far” koyduğunuzda anlam bozulmuyor.

Dil bilgisinde buna “unclosed time” (kapanmamış zaman) diyoruz. Present Perfect tense cümle kullandığında aslında zihninde bugüne kadar gelen bir çizgi çekiyorsun ve o çizginin sonuna hayali bir “so far” (şimdiye kadar/şu ana kadar) ekliyorsun.

Simple Past tense’te ise zaman kutusu kapandığı için “so far” ekleyemezsiniz, çünkü o iş bitti ve geçmişte kaldı.

İşte “so far” formülünün cuk oturduğu ve anlamın neden bozulmadığını gösteren 10 teknik/günlük örnek:

“So Far” (Şu Ana Kadar) Testi

Cümle“So Far” Eklenmiş HaliNeden Mantıklı?
1. I’ve repaired three engines.I’ve repaired three engines so far.Bugüne kadar 3 tane yaptım, 4. yolda olabilir.
2. I’ve spent 200 dollars.I’ve spent 200 dollars so far.Şu ana kadar 200 harcadım, masraf devam edebilir.
3. I’ve filmed the intro.I’ve filmed the intro so far.Videonun girişini çektim (şimdilik bu kadarını hallettim).
4. I’ve used this drill a lot.I’ve used this drill a lot so far.Bu matkabı şimdiye kadar çok kullandım (ve hala kullanıyorum).
5. I’ve learned a lot.I’ve learned a lot so far.Şimdiye kadar çok şey öğrendim (öğrenmeye devam ediyorum).
6. We’ve made great progress.We’ve made great progress so far.Şu ana kadar iyi ilerleme kaydettik (devamı geliyor).
7. I’ve had two coffees.I’ve had two coffees so far.Bugün şu ana kadar iki kahve içtim (üçüncüyü içebilirim).

 

Küçük Bir “Püf Noktası”

Bu so far yönteminin tek bir istisnası var, o da “tek seferlik, kesin sonuçlu” eylemler.

  • Örnek: “I’ve lost my keys.” (Anahtarlarımı kaybettim.)
  • Buraya “so far” ekleyince (I’ve lost my keys so far), sanki “şimdilik kaybettim, birazdan yine kaybedebilirim” gibi garip, absürt bir anlam çıkıyor.

Yani kural şu: Eğer eylem tekrarlanabilir bir şeyse veya bir süreç anlatıyorsa “so far” her zaman oradadır. Ama eylem “anlık bir sonuç” ise (kaybetmek, kırmak, bitirmek gibi), “so far” yerine “so what?” formülü daha iyi çalışır.

2. Formül: So what? yöntemi

Eğer cümlenin sonuna “so what?” (ne olmuş yani/ee?) sorusunu sorduğunda cevap alabiliyorsan, o Present Perfect tense cümle kurmalısın.

  • Soru: “I have fixed the car.” (Ee?) -> Cevap: “So we can go now.” (Artık gidebiliriz.)
  • Soru: “I fixed the car yesterday.” (Ee?) -> Cevap: “Nothing, just telling you when I did it.” (Bir şey yok, sadece ne zaman yaptığımı söylüyorum.)

3. Formül: “The News Flash” (Haber vs. Detay)

Kural çok basit: Bir olayı ilk kez duyuruyorsan (Manşet atıyorsan) Present Perfect tense cümle kullanırsın. Ama olayın detaylarına (ne zaman, nerede, nasıl) girdiğin an Simple Past‘a geçmek zorundasın.

#Durum / OlayManşet (Present Perfect)”Son Dakika Haber”Detay (Simple Past)”Ne zaman? Nasıl?”
1Kanalda Yeni VideoI’ve uploaded a new video!I uploaded it an hour ago.
(Yeni video yükledim!)(Bir saat önce yükledim.)
2Kaza / YaralanmaI’ve cut my finger!I did it while using the chisel.
(Parmağımı kestim!)(Iskarpela kullanırken yaptım.)
3Alet ÇantasıI’ve found my lost keys!It was under the workbench.
(Kayıp anahtarımı buldum!)(Çalışma tezgahının altındaydı.)
4RestorasyonI’ve finished the engine.I finished the last part last night.
(Motoru bitirdim!)(Son parçayı dün gece bitirdim.)
5Misafir / ZiyaretMy friend has arrived.He arrived five minutes ago.
(Arkadaşım geldi.)(Beş dakika önce geldi.)
6Yeni EkipmanI’ve bought a 3D printer!I bought it from the local store.
(3D yazıcı aldım!)(Yerel bir mağazadan aldım.)
7Hava DurumuThe rain has stopped.It stopped ten minutes ago.
(Yağmur durdu.)(On dakika önce durdu.)
8Mutfak / YemekI’ve burnt the toast!I forgot it in the oven.
(Tostu yaktım!)(Fırında unuttum.)
9Karar VermeI’ve decided to sell the car.I decided it this morning.
(Arabayı satmaya karar verdim.)(Buna bu sabah karar verdim.)

 

Aslında bunlar biraz düşünme payın olduğunda veya yazı yazarken işe yarayabilir ama anlık saliselik düşünüp konuşurken daha hızlı karar almamızı sağlaması için başka ülkelerde verilen ingilizce present perfect tense cümle eğitimlerinde kullanılan bazı yöntemleri inceleyelim.

Dünyadan 11 farklı bakış açısı ile present perfect tense cümle eğitim yöntemleri

Dünyada present perfect tense cümleler birçok dilde bulunmuyor. Ama çok da kullanılıyor. Present perfect tense cümleleri anlamak için çeşitli ülkeler ve dillerde pratik yöntemler üretmişler. Dünya çapındaki dil bilimciler ve eğitmenler, özellikle kafa karışıklığı yaşayan “geçmiş zaman odaklı” diller (Türkçe, Moğolca, Macarca gibi) için pek çok yaratıcı metafor geliştirmiş durumda.

Bunlardan bazıları şunlar;

1. Noktasal vs. Periyodik (Veya Etkisel) Ayrımı

Türkçede “Arabayı tamir ettim” dediğinde, dinleyici bağlamdan neyi kastettiğini anlar. Ancak İngilizce bu ayrımı gramerle yapar:

Simple Past (Noktasal): Geçmişte bir noktaya bir “çentik” atarsın. O olay orada kalmıştır, bitmiştir ve bugüne bir köprüsü yoktur.

Örnek: “I fixed the alternator yesterday.” (Dün hallettim, konu kapandı.)

Present Perfect tense cümle (Sürece/Etkiye Odaklı): Geçmişle şimdi arasında bir köprü kurarsın. Olay geçmiştedir ama sonucu şu an elimizdedir.

Örnek: “I have fixed the alternator.” (Alternatörü tamir ettim; yani şu an araba çalışıyor, test edebiliriz.)

 

2. “Odak” Teorisi: Zaman mı, Aksiyon mu?

Senin “zaman vurgusu azsa Present Perfect kullanılır” teorin, İngilizceyi sonradan öğrenenler için en pratik yöntemlerden biridir.

DurumOdak NoktasıTercih Edilen Zaman
Haber VeriyorsanAksiyonun kendisi (Yeni bilgi)Present Perfect
Hikaye AnlatıyorsanOlayın sırası ve zamanıSimple Past
Sonuç GösteriyorsanŞimdiki duruma etkisiPresent Perfect

 

3. “Zaman Çizgisindeki Delik” Teorisi (The Gap Theory)

Bu, özellikle Latin ülkelerinde ve bazı Türk akademisyenlerin kullandığı çok radikal bir mantıktır:

İngilizcede bir cümle kurduğunda eğer “Ne zaman?” sorusu havada kalıyorsa veya cevabı verilmiyorsa, orada bir delik vardır. İngiliz beyni bu boşluğu sevmez.

Eğer o deliği “yesterday, at 5 PM” gibi bir taşla doldurursan -> Simple Past.

Eğer o deliği dolduracak bir taşın yoksa (zamanı bilmiyor veya önemsemiyorsan), oraya bir köprü kurman gerekir -> Present Perfect (Have).

 

4. Dedektif (Olay Yeri İnceleme) Yöntemi

Bu yöntem, özellikle Avrupa’daki polis akademilerinde veya hukuk İngilizcesi giriş derslerinde kullanılır. Mantık şudur:

Simple Past (Görgü Tanığı): Sen olayı bizzat gördün. “Dün saat 5’te camı kırdı.” (Zaman net, tanıklık net).

Present Perfect tense cümle (Dedektif): Olay yerine geliyorsun. Kimseyi görmüyorsun ama yerde kırık camlar var. Yani kanıt var. “Someone has broken the window.” (Biri camı kırmış; kim olduğunu veya ne zaman olduğunu bilmiyorum ama camlar hala yerde).

Türkçe Karşılığı: Bir işin “failine” veya “zamanına” değil, bıraktığı “izi/pisliği/dağınıklığına” odaklanıyorsan Present Perfect tense cümle kurmalısınız.

 

5. “Eylemin Hayaleti” (The Ghost Effect) Yöntemi

Özellikle Latin Amerika’daki dil okullarında kullanılan çok vurucu bir metafordur.

Simple Past: Eylem öldü ve gömüldü. (Konu tamamen kapandı).

Present Perfect: Eylem öldü ama hayaleti hala odada dolaşıyor.

Örnek: “Anahtarımı kaybettim.”

Eğer anahtarı bulduysan veya yenisini yaptırdıysan o eylem ölmüştür: “I lost my keys.”

Eğer hala kapıda kaldıysan ve içeri giremiyorsan, kaybın “hayaleti” (etkisi) hala seninledir: “I have lost my keys.”

 

6. “Tecrübe Valizi” (The Life Suitcase) Yöntemi

Uzak Doğu (Japonya/Vietnam) ülkelerinde “hayat tecrübesi” anlatılırken bu yöntem çok tutar.

Her insanın görünmez bir tecrübe valizi vardır. Yaşadığın her olay, bu valize atılan bir etikettir.

“Japonya’ya gittim” derken eğer amacın valizindeki etiketi göstermekse (“Ben bunu yaşadım, bu benim bir parçam”) -> Present Perfect tense cümle.

Eğer valizi açıp içindeki eski bir faturayı gösteriyorsan (“2019’da oradaydım”) -> Simple Past.

Pratik Refleks: “Hayatımda bir kez bile olsa yaptım mı?” diye sorabiliyorsan cevap her zaman Present Perfect tense cümledir.

 

7. Japon ve Kore Metodu: “Gözlük Camı” (The Lens Metaphor)

Japonca ve Korece de (Altay teorisinde yer alırlar) tıpkı Türkçe gibi bu ayrımı yapmakta zorlanır. Uzak Doğu’da bu farkı “Kamera Odağı” ile anlatırlar:

Simple Past = “Zoom” Lens: Kamerayı geçmişteki bir güne, saate odaklarsın. Görüntüde sadece o an vardır. (Dün, 1990, o sabah).

Present Perfect = “Wide” (Geniş) Lens: Kamerayı en geniş açıya alırsın. Görüntü geçmişten başlar ve senin durduğun yere kadar (bugüne) her şeyi içine alır.

Türkçeye Uyarlaması: Birine “İngiltere’ye gittin mi?” diye sorarken (Have you ever been…?), onun tüm hayatını kapsayan o devasa “geniş açıyı” soruyorsun. Ama “Geçen yıl gittin mi?” dediğinde kamera sadece geçen yıla “zoom” yapıyor.

 

8. Alman ve Fransızların “Zaman Çizgisi” Refleksi

Almanca ve Fransızcada da benzer bir ikili yapı var. Onlara bu işi öğretirken formüller yerine “Görsel Bloklar” kullanılır:

Simple Past = Ölü Geçmiş (Dead Past): Zihninde o olayı bir mezara koy ve üstünü kapat. Yanına bir tarih (dün, geçen yıl) koyabiliyorsan o artık “ölüdür”.

Present Perfect = Canlı Geçmiş (Alive Past): Olay geçmişte ama nefesi hala senin ensende. Etkisi, kokusu, sonucu şu an seninle.

Saliselik Karar: Eğer bir şeyin “vakti” aklına geliyorsa direkt -ed takısını yapıştır. Gelmiyorsa “have” kullan.

 

9. Fin Metodu: “Bayrak Yarışı” (The Relay Race)

Fincedeki yapı Türkçeye çok yakındır ancak ilginç bir şekilde Fincede de (Ural kolu) İngilizcedekine benzer bir “Perfect” yapısı vardır. Finli öğretmenler bunu “Bayrak Yarışı” olarak anlatır:

Simple Past (Geçmiş Zaman): Koşucu yarışı bitirdi, madalyasını aldı ve stadyumdan ayrıldı. Olay bitti, kişi artık orada değil.

Present Perfect: Koşucu yarışı bitirdi ama hala sahada, elinde bayrakla bekliyor. Bayrağı “şu ana” teslim etmek üzere.

Türkçeye Uyarlaması: “Arabayı tamir ettim” (Simple Past) dediğinde anahtar çekmecededir. “I have fixed the car” dediğinde ise elinde anahtarla karşımda duruyorsun, bayrağı bana (şimdiye) uzatıyorsun.

 

10. “Functional Chunks” (Kalıp Bloklar) Yöntemi

İskandinav ülkelerinde (ki İngilizceyi en iyi onlar konuşur) gramer kuralı ezberletilmez. Bunun yerine “Duygu Kalıpları” verilir:

“I’ve done it!” (Bitirdim işte, bak!) -> Bir şeyi başardığında ağzından otomatik çıkar.

“I did it yesterday.” (Dün yaptım.) -> Rapor verirken otomatik çıkar.

 

11. “Açık Kutu – Kapalı Kutu” (The Box Theory)

Bu yöntem zaman dilimlerine odaklanır ve çok matematiktir:

Simple Past (Kapalı Kutu): İçinde bulunduğun zaman dilimi bittiyse (Dün, geçen hafta, bu sabah – eğer şu an öğleyse). Kutunun kapağını kapattın ve üstüne tarih yazdın.

Present Perfect (Açık Kutu): Zaman dilimi hala devam ediyorsa (Bu hafta, bu ay, bu yıl, bugün). Kutunun kapağı açık, içine hala bir şeyler ekleyebilirsin.

Örnek: Bugün saat 10:00 ve sen iki kahve içtin. “I have drunk two coffees today.” (Çünkü gün devam ediyor, üçüncü kahveyi içebilirsin – Kutu açık).

 

Zaman zarfları ve present perfect tense cümle örnekleri

 

For and Since ile Present Perfect tense cümle örnekleri

Bir zaman dilimi hakkında konuşmak için for kullanırız:

For five minutes, for two weeks, for six years

Geçmiş zamandaki bir noktadan bahsetmek için since kullanırız:

Since 9 o’clock, Since 1st January, Since Monday

 

Cümle örnekleri

fordır  dir
a period of timebelirli bir süre
For 20 minutes20 dakikadan beri
For three daysüç günden beri
For 6 months6 aydan beri
For 4 years4 yıldan beri
For 2 centuries2 yüzyıldan beri
For a long timeuzun zamandan beri
sinceo zamandan beri
a point in past timegeçmiş zamanda bir nokta
Since 6.15pm18.15’den beri
Since MondayPazartesi den beri
Since JanuaryOcaktan beri
Since 19941994 den beri
Since 18001800 den beri
Since the beginning of timezamanın başlangıcından beri

 

Örnek cümleler

I have been here for twenty minutes.Yirmi dakikadır buradayım.
I have been here since 9 o’clock.Saat 9’dan beri buradayım.
John hasn’t called for six months.John altı aydır aramadı.
John hasn’t called since thenJohn o zamandan beri aramadı
He has worked in New York for a long time.Uzun bir süre New York’ta çalıştı.
He has worked in New York since he left school.Okuldan ayrıldığından beri New York’ta çalışmaktadır.

 

Ever ile Present Perfect tense cümle örnekleri

 

Ever = hiç.

Ever’i sorularda kullanabiliriz ve have fiili ile past participle arasında gider.

 

Example Sentences; (cümle örnekleri)

Have you ever played basketball?Hiç basketbol oynadınız mı?
Nobody has ever heard of this book.Hiç kimse bu kitabı duymamıştır.
This is the first time I have ever eaten Italian pizza.İlk defa İtalyan pizzası yedim.
Have you ever been to an opera?Hiç operaya gittiniz mi?

 

Never ile Present Perfect tense cümle örnekleri

 Never = asla

of not ever ın kısaltmasıdır.

Olumsuz bir ifade yapmak için never kullanabiliriz ve have fiili ile past participle arasında gidip geliriz.

 Example Sentences;

We should never have done that.Bunu asla yapmamalıydık.
He has never seen him.Onu hiç görmemiştir.
We have never traveled by train.Hiç trenle seyahat etmedik.
We have never met with her until now.Şimdiye kadar onunla hiç tanışmadık.
I have never been to Spain.İspanya’ya hiç gitmedim.

 

 

Present Perfect Tense Cümle Örnekleri ve Kullanıldığı Yerler

Present Perfect tense cümleleri deneyim, değişim, devam eden durum hakkında konuşmak için kullanırız. Geçmişle ve bugünle her zaman bir bağlantı vardır.

 

nerede yaşadığınızı açıkça söylemek istiyorsanız, normal present perfect tense cümle kullanın.

I’ve lived in Lagos my whole life.Hayatım boyunca Lagos’ta yaşadım.

 

Bir yerde ne kadar süredir yaşadığınızı vurgulamak istiyorsanız, present perfect continuous zamanı kullanın.

I’ve been living in Lagos my whole life.Hayatım boyunca Lagos’ta yaşadım.

 

Geçmişte başlamış ama tamamlanmış bir eyleme ne dersiniz? Bunun için past simple kullanabilirsiniz.

She worked there for five years but was fired last week.Orada beş yıl çalıştı ancak geçen hafta kovuldu.

 

Geçmişte birden çok kez tamamlanmış, gelecekte tekrarlanması muhtemel aynı eylem dizisi

I’ve seen the movie six times! [probably will see it again]Filmi altı kez izledim! [muhtemelen tekrar görecek]
I saw the movie six times! [probably will not see it again]Filmi altı kez izledim! [muhtemelen bir daha göremeyecek]

 

geçmişten deneyim hakkında konuşmak için. Bir şeyi ne zaman yaptığınız ile ilgilenmiyoruz. Eylem veya durum geçmişte kaldı. Kafamda artık bir anım var. Biz sadece bunu senin yaptığını bilmek istiyoruz:

I have seen an alien.Bir uzaylı gördüm.
He has lived in Bangkok.Bangkok’ta yaşadı.
Have you been there?Orada bulundunuz mu?
We have never eaten itOnu hiç yemedik
My Midwestern friend has never seen the ocean.Ortabatılı arkadaşım okyanusu hiç görmedi.

 

genellikle belirli bir zaman belirteci olmadan, bugünü etkileyen tamamlanmış eylemler

I’ve invited all her friends and family, now I’m waiting for their replies.Tüm arkadaşlarını ve ailesini davet ettim, şimdi cevaplarını bekliyorum.
we don’t know when the invites were sentdavetlerin ne zaman gönderildiğini bilmiyoruz

Şimdiye kadarki zaman: Şimdiye kadarki zamandan, yani geçmişte gerçekleşmiş ancak şimdiyle bağlantılı olaylardan bahsederken present perfect tense cümle kullanırız. Present Perfect tense cümle genellikle şimdiye kadar geçen süreyi gösteren zaman ifadeleriyle birlikte kullanılır, örneğin bugün, bu yıl, son altı ayda:

I haven’t seen her since January 1995.

Not: I didn’t see her since January 1995.

 

sinyal kelimelerle ilgili geçmiş deneyimler ever ve never

She has never had a surprise party before.Daha önce hiç sürpriz parti yapmamıştı.
Have you ever had a surprise party?Hiç sürpriz bir parti verdiniz mi?

 

yakın zamanda tamamlanan işlemler (genellikle just işaret kelimesiyle)

Ella has just sent a message.Ella az önce bir mesaj gönderdi.
As a result of regular diet she has lost weightDüzenli diyet sonucunda kilo verdi.

 

konuşma anına kadar olan veya olmayan eylemler (already ve yet)

Has the party started?Parti başladı mı?
Has Tony replied yet?Tony yanıt verdi mi?
Have you eaten dinner yet?Henüz akşam yemeği yedin mi?
Sadly, he hasn’t finished the race yet.Ne yazık ki, yarışı henüz bitirmedi.
Have you finished your homework yet?Ödevini henüz bitirmedin mi?
I have already ordered food and drinks for thirty people.Otuz kişiye yiyecek ve içecek ısmarladım bile.

 

şimdiye kadar ne sıklıkta veya kaç kez

You have reminded her at least seven times.Ona en az yedi kez hatırlattınız.
I have called you many timesseni defalarca aradım

 

geçmişte başlayan ve bugüne kadar devam eden durumlar (for ve since sinyal sözcükleri ile)

I haven’t seen him for ages.Onu uzun zamandır görmedim.
She has wanted a surprise party for years.Yıllardır sürpriz bir parti istiyordu.

 

Çok yakın zamanda tamamlanmış bir işlem (genellikle just veya now ile birlikte kullanılır)

I shouldn’t eat anymore because I’ve just brushed my teeth.Artık yemek yememeliyim çünkü dişlerimi yeni fırçaladım.
We’ve finished practice now, so let’s go home.Şimdi alıştırmayı bitirdik, o yüzden eve gidelim.
Their plane has just landed.Uçak az önce indi.
I’ve just woken up.Henüz uyandım.
All the guests have already arrived.Tüm konuklar zaten geldi.

 

Zamanla bir değişiklik

My cousin has grown so much since I saw her two years ago.Kuzenim onu iki yıl önce gördüğümden beri çok büyüdü.
Thanks to the many months of playing, I have become an expert at Wordle.Aylarca oynadığım için, Wordle’da uzman oldum.
Charlotte has become friends with Wilbur.Charlotte, Wilbur ile arkadaş olmuştur.
You have come a long way.Uzun bir yol geldiniz.
They have gradually advanced their career from cashier to senior manager.Kariyerlerini kademeli olarak kasiyerden üst düzey yöneticiye yükselttiler.
I have bought a car.Bir araba satın aldım.
(Last week I didn’t have a car. Now I have a car.)(Geçen hafta arabam yoktu. Şimdi arabam var.)
John has broken his leg.John bacağını kırdı.
(Yesterday John had a good leg. Now he has a bad leg.)(Dün John’un iyi bir bacağı vardı. Şimdi ise kötü bir bacağı var.)
Has the price gone up?Fiyat arttı mı?
(Was the price $1.50 yesterday and Is the price $1.70 today?)(Fiyat dün 1,50$ mıydı ve bugün 1,70$ mı?)
The police have arrested the killer.Polis katili tutukladı.
(Yesterday the killer was free. Now he is in prison.)(Katil dün serbestti. Şimdi cezaevinde.)

 

Bitmesi beklenen tamamlanmamış bir eylem (olumsuzda)

The jury has not reached a verdict yet.Jüri henüz bir karara varmadı.
I haven’t finished my paper, but it’s due in an hour!Ödevimi bitirmedim, ancak bir saat sonra teslim edilecek!

 

Tamamlanmış bir eyleme anlam katmak için

Macbeth has killed the king.Macbeth kral’ı öldürdü.
I’ve met the love of my life last night!Dün gece hayatımın aşkıyla tanıştım!

 

geçmişte olmuş ama olmaya devam eden bir şeyi belirtmek için.

I have waited for two hours. (I started waiting two hours ago and I am still waiting now.)İki saat bekledim. (İki saat önce beklemeye başladım ve şu an hala bekliyorum.)
They have lived here all their lives. (They started living here a long time ago and still live here now.)Hayatları boyunca burada yaşadılar. (Uzun zaman önce burada yaşamaya başladılar ve şimdi hala burada yaşıyorlar.)

 

Devam eden durum için. geçmişte başlayan ve şu anda devam eden (ve muhtemelen gelecekte de devam edecek olan) bir durum. Bu bir durum (bir eylem değil). Bu yapıyla genellikle for veya since kullanırız.

I have worked here since June.Haziran ayından beri burada çalışıyorum.
He has been ill for 2 days.2 gündür hasta.
How long have you known Tara (for)?Tara’yı ne kadar süredir tanıyorsun?
The professor has taught here for two decades.Profesör burada yirmi yıldır öğretmenlik yapmaktadır.
They have played piano since the age of three.Üç yaşından beri piyano çalıyorlar.

 

Tamamlanmamış ziyaretler için Gone’u kullanın:

Where’s Sarah? I haven’t seen her yet.Sarah nerede? Onu henüz görmedim.
She’s just gone to the supermarket, she’ll be back soon.Az önce süpermarkete gitti, yakında dönecek.
Sarah is still at the supermarket or on her way there at the time of speakingSarah konuşma sırasında hala süpermarkette veya oraya gidiyor

 

Tamamlanan ziyaretler için been kullanın

Oh no! Callum has just been to the supermarket, the fridge is already full!Oh hayır! Callum az önce süpermarkete gitti, buzdolabı zaten dolu!
Callum is no longer at the supermarket at the time of speaking, this visit is completeCallum konuşma sırasında artık süpermarkette değil, bu ziyaret tamamlandı
I’ve been to California three times.Kaliforniya’ya üç kez gittim.
not: I’ve been in California three times.not: Kaliforniya’da üç kez bulundum.

 

Been, go fiilinin alternatif geçmiş zaman kipidir, yani to edatını kullanmamız gerekir. Biz sadece be’nin past participle olarak davrandığı zaman in edatını kullanırız.

I went there three times in the past but I’m not there at the moment of speakingGeçmişte oraya üç kez gittim ama şu an orada değilim.
I’ve been in California for 6 months.6 aydır Kaliforniya’dayım.
I arrived in California 6 months ago and I am still there now6 ay önce Kaliforniya’ya geldim ve şu anda hala oradayım.

 

Çeşitli soru örnekleri

 

Present Perfect tense Soruları: mekanlar

 

Have you visited an European Countries?Bir Avrupa Ülkesini ziyaret ettiniz mi?
What foreign countries have you visited?Hangi yabancı ülkeleri ziyaret ettiniz?
How many waterfalls have you ever visited?Şimdiye kadar kaç şelale ziyaret ettiniz?
Have you ever been to a Zoo?Hiç bir hayvanat bahçesine gittin mi?
Have you ever visited an asian country?Hiç bir Asya ülkesini ziyaret ettiniz mi?
Have you ever been to an Island?Hiç adaya gittin mi?
Have you ever been camping in the woods?Hiç ormanda kamp yaptın mı?

 

Present Perfect tense Soruları: Çalışma

 

How many times have you failed a class?Bir dersten kaç kez başarısız oldun?
Have you ever studied a foreign language?Hiç yabancı dil okudunuz mu?
Have you ever failed a subject in university?Hiç üniversitede bir konuda başarısız oldunuz mu?
Have you ever had problem with math classes?Hiç matematik derslerinde sorun yaşadınız mı?
Have you ever been late to an important class or presentation?Hiç önemli bir derse veya sunuma geç kaldınız mı?

 

Present Perfect tense Soruları: Eğlence

 

What games have you played?Hangi oyunları oynadın?
Have you ever attended a concert?Hiç konsere gittin mi?
Have you ever been to a slumber party?Hiç pijama partisine gittin mi?
Have you ever played an unusual sport?Hiç alışılmadık bir spor yaptın mı?
Have you ever attended a music festival?Hiç bir müzik festivaline katıldınız mı?
Have you ever played beach soccer or volleyball?Hiç plaj futbolu veya voleybol oynadın mı?
Have you ever played video games all night long?Hiç bütün gece video oyunları oynadın mı?
Have you ever been to the movies? When was the last time?Hiç sinemaya gittin mi? En son ne zamandı?
Have you ever watched Tomorrowland concerts on Youtube?Youtube’da Tomorrowland konserlerini hiç izlediniz mi?

 

Present Perfect tense Soruları: Spor

 

Have you ever run a marathon?Hiç maraton koştun mu?
Have you ever gone fishing?Hiç balık tutmaya gittin mi?
Have you ever done yoga?Hiç yoga yaptın mı?
Have you ever watched MMA fights?Hiç MMA dövüşlerini izledin mi?
Have you ever done an extreme sport?Hiç ekstrem bir spor yaptın mı?
Have you ever done surfing?Hiç sörf yaptın mı?
Have you ever played chess?Hiç satranç oynadın mı?
Have you ever played soccer?Hiç futbol oynadın mı?
Have you ever gone cycling?Hiç bisiklete bindin mi?
Have you ever done diving?Hiç dalış yaptın mı?
What sport have you played?Hangi sporu yaptın?

 

Present Perfect tense Soruları: Çeşitli

 

Have you ever smoked pot?Hiç ot içtin mi?
Have you ever drunk wine?Hiç şarap içtin mi?
Have you ever been drunk?Hiç sarhoş oldun mu?
Have you ever done anything illegal?Hiç yasa dışı bir şey yaptın mı?
Have you ever stolen anything?hiç bir şey çaldın mı?
Have you ever been arrested?daha önce tutuklandın mı?
Have you ever thrown up inside of a vehicle?Hiç bir aracın içine kustunuz mu?

 

Present Perfect tense Soruları: How Long

 

How long have you lived here?Ne kadar zamandır burada yaşıyorsun?
How long have you studied here?Burada ne kadar okudun?
How long have you played for this team?Ne kadar zamandır bu takımda oynuyorsun?
How long have you stayed in this cell?Bu hücrede ne kadar kaldınız?

 

Özet olarak

Özetle: Hızlı konuşurken “Hangi kural?” diye düşünme. Eğer elinde o işin bir kanıtı varsa (anahtar elindeyse, araba çalışıyorsa, video yüklenmişse) ağzın otomatik “I have…” diye başlasın. (present perfect tense cümle) Eğer sadece bir anı anlatıyorsan “I …ed” de geç.

Senin için bir “Hızlı Refleks” Egzersizi:

Bir şeyi bitirdiğin o anda, daha düşünmeden içinden “I’ve done it” (Yaptım/Bitirdim) demeyi alışkanlık haline getir. Bu, beynindeki o devreyi (present perfect tense cümle) otomatikleştirir.

Refleksini Test Etmek İçin Küçük Bir Sır:

Cümleyi kurarken ağzından şunlardan biri çıkıyorsa veya cümlene çok yakışıyorsa direkt Simple Past (-ed) kullan:

  • Dün, geçen hafta, 2 saat önce, 1990’da, o zamanlar…

Eğer cümlenin başına veya sonuna şunları ekleyebiliyorsan direkt Present Perfect tense cümle (have/has) kullan:

  • Bak!, Haberiniz olsun!, Sonunda!, Şu ana kadar…, Henüz…

Özet: Türkler İçin “Altın Formül” (The Handover)

Türklere anlatırken kullanabileceğin en vurucu mantık bence “Eldeki Kanıt” mantığıdır:

“Bir cümleyi kurduğun anda, o eylemin fiziksel bir kanıtını (parçası, faturası, yorgunluğu, bitmiş hali) masaya koyabiliyorsan o Present Perfect tense cümledir. Eğer sadece bir anıdan bahsediyorsan o Simple Past‘tır.”

Örnek: * “Dün çivi çaktım” (Anı).

  • “Çiviyi çaktım!” (Bak, çivi orada duruyor, tabloyu asabiliriz – Kanıt).

Bu global perspektifler, senin saliselik düşünme problemine şöyle bir çözüm getirebilir: “Zamanı mı söyleyeceğim, sonucu mu göstereceğim?”

Zamanı söyleyeceksen fiile -ed ekle, sonucu göstereceksen söze have ile başla.

Bu yazıyı çevrenle paylaş;
0Shares

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir